"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/151 E., 2025/505 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/786 E., 2024/808 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; mirasbırakan ...’ın vasiyetnamelerinin davacılar tarafından Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/852 Esas sayılı dava dosyasının 26.10.2022 tarihli celsesinde öğrenildiğini, vasiyetnamenin gereken şekil şartlarına sahip olmadığını, mirasbırakanın vasiyetnameleri imzaladığı zamanlarda fiil ehliyetine sahip olmadığını, mirasbırakanın okuma yazma bildiğini ancak vasiyetnamelere parmak bastırıldığını, 65 yaşının üzerinde olduğunu, demans hastası olması ve diğer rahatsızlıkları nedeniyle heyet raporu alınması gerektiğini, vasiyetin birinde tek hekimden rapor alındığını, bunun geçersiz olduğunu, diğerinde hiç rapor alınmadığını, vasiyet edilen taşınmazların vasiyet tarihinden sonra satıldığını, banka hesaplarındaki paranın çekildiğini ve kullanıldığını, bu nedenle vasiyetnamenin geçersiz bir hâl aldığını, vasiyet edenin serbest iradesini kullanamadığının sabit olduğunu, vasiyet edenin gözlerinin görmediğini ve uzman yeminli bir bilirkişi huzurunda vasiyetnamenin okunmadığını ileri sürerek davalıyı mirasçı atayan vasiyetnamelerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin usule uygun olarak yapıldığını, davalının müdahalesi olmadığını, vasiyetnamelerin Türk Medeni Kanunu'nda aranan şekil şartlarına uygun olarak yapıldığını, murisin iddia edildiği gibi demans hastası olmadığını, vasiyetname düzenlenmesinde nörolojik açıdan bir sakınca olmadığının kaydedildiğini, murise 13 yıl boyunca davalının baktığını, davalının ona can yoldaşı olduğunu, davacıların muris hasta olmadan öncede, hastalığından sonra da murisin yanına uğramadıklarını, davacıların cenazeye gelmediklerini belirterek davanın öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süreden, ayrıca esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...muris ...'ın 17.07.2022 tarihinde vefat ettiği, davacıların murisin bir kısım mirasçıları olduğu, murisin davalı ...'nun teyzesi olduğu, vasiyetnamenin iptali istemli davanın 23.11.2022 tarihinde TMK'nin 571. maddesinde belirlenen yasal süresi içinde açıldığı, Adli Tıp Kurumu Birinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen 11.09.2024 tarihli rapor ile .. . Noterliğinin 03.09.20 18... .03.2020 tarihli vasiyetname tarihinde murisin fiil ehliyetini haiz olduğunun saptandığı, vasiyetnamenin noterde, şekil şartına uygun olarak düzenlendiği ve tanık anlatımları ile içeriğinin murisin iradesine uygun olduğu, vasiyetnamenin şekil şartları yanı sıra geçerlilik koşullarını da taşıdığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...özellikle, murisin vasiyet tarihinde ehliyetli olduğunun Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından düzenlenen raporla sabit olması, vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekillere uygun olarak yapılması ve ileri sürülen hile ve ikrah iddialarının kanıtlanmadığı, davacılara vasiyet edilen yerin muris adına kayıtlı olmamasının iptal sebebi olmadığı dikkate alındığında yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca vasiyetnamenin iptali şartları oluşmadığı davacı tarafça ödendiği ileri sürülen ATK ücretine ilişkin UYAP kayıtları ve dosya içeriğinde rastlanmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; ATK fatura bedelinin davacılarca ödenmesine rağmen hükümde tekrardan davacılardan tahsiline karar verildiğini, vasiyetname tanıklarının dinletilmesi talebinin Mahkemece reddedildiğini, ATK Birinci Üst Kurulunun itirazlarını dikkate almadığını, vasiyetnameler düzenlenirken psikiyatri uzmanı hekimden rapor alınmadığını, ... Hastanesinin 03.08.2019 tarihli "yaygın anksiyete bozukluğu, alzheimer hastalığı, baş ağrısı, baş dönmesi, vasküler bunama" tanısının diğer tanılar ile bağdaşmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.