Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2249 E. 2026/165 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1326 E., 2024/763 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/399 E., 2023/1251 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yönetici olduğu sitenin otopark içerisinde bulunan sığınak kısmına davalı kurumca elektrik trafosu yerleştirdiğini, davalı tarafça yapılan müdahaleye müvekkillerin en baştan rıza göstermediğini belirterek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın sulh hukuk mahkemesinde açılması gerektiğini, tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, site yapım aşamasındayken sitenin hem yapımı sırasında hem de akabinde enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla inşaat yetkilileri ile görüş birliğine varıldıktan sonra otopark katına kuru tip trafo tesis edildiğini, site içerisinde kabin tesis edilmesi için uygun bir yer bulunmadığından bina altı trafo tesisi yöntemiyle siteye enerji verildiğini, tamamlanan trafo tesisinde can ve mal güvenliğini tehdit edebilecek herhangi bir unsur bulunmadığını, pasif husumetlerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 26 51... No.lu parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan sitenin C Blok binasında davalı tarafından ortak alana yapılan elatmanın trafonun kaldırılması suretiyle önlenmesine, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 24.942,50TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanmadığını, davanın niteliği gereği Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği, kat maliki olmayan yöneticinin, kat malikleri kurulu tarafından yetkilendirilmesi halinde böyle bir davayı açabileceği, 26.01.2021 tarihli karar defterine göre dava açma konusunda davacıya yetki verildiği, Mahkemece dava tarihinden 5 yıl önceki tarih olan 07.04.2017 ile dava tarihi olan 07.04.2022 tarihine kadar ecrimisile hükmedilmesi gerekirken ecrimisilin kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği, davalı Kuruma yazılan müzekkere cevabında trafonun 2017 yılı içerisinde kurulduğu ancak net bir tarihin verilmesinin mümkün olmadığı bildirilmiş olup müzekkere cevabına istinaden Mahkemece tensip zaptı düzenlenmiş, tensip ile davacı vekiline taşınmaza fiilen ne zaman el atıldığı, kamulaştırma yapılmaksızın müdahaleye başlanılan tarihin gün/ay/yıl olarak belirtilmesinin istenildiği, davacı vekilinin davaya konu trafonun, 2017 yılının Temmuz ayı içerisinde yapıldığını, gün konusunda bilgi sahibi olunmadığı resmî anlamda belge sunulabilmesi adına davalı kurumdan şifahen bilgi elde edilmeye çalışılmışsa da herhangi bir belge temin edilemediğini bildirdiği, trafonun gün ay yıl olarak ne zaman yapıldığını ispat yükü davalı tarafta olmasına rağmen ispat yükü mahkemece tersine çevrilerek karar verilmesi isabetsiz olup davalı beyanlarına göre dava tarihinden geriye dönük 5 yıl süreyle ecrimisile her bir dönemden itibaren işleyecek faiziyle birlikte hükmedilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan sitenin C Blok binasında davalı tarafından ortak alana yapılan elatmanın 19.06.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği gibi binanın otopark bölümüne tesis edilen kuru tip trafonun kaldırılması suretiyle önlenmesine, kaldırma masraflarının davalı tarafça karşılanmasına, davacının ecrimisil talebinin kabulü ile 13.04.2017-31.12.2017 dönemi için 2.550,00 TL, 01.01.2018-31.12.2018 dönemi için 4.020,00 TL, 01.01.2019-31.12.2019 dönemi için 4.860,00 TL, 01.01.2020-31.12.2020 dönemi için 5.460,00 TL, 01.01.2021-31.12.2021 dönemi için 6.300,00 TL, 01.01.2022-13.04.2022 dönemi için 2.502,50 TL olmak üzere toplam 25.692,50 TL ecrimisil bedelinin her bir dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, bütün kat maliklerinin oy birliği gerektiğini, kal talepli davalarda husumetin malik olan ..’a yöneltilmesi gerektiğini, trafonun tesis edildiği aşamada ve sonrasında bütün can ve mal güvenliği tedbirlerinin alındığını, uygun bir yer bulunamaması nedeniyle bina altı trafo tesisi yöntemiyle siteye enerji verildiğini, ikili anlaşma suretiyle geleceğe dönük kira sözleşmesi yapılabileceğini, trafonun kaldırılması şeklinde hüküm tesis edilmesinin pek çok kişi, kurum ve kamunun zararına sebep olacağını, deplase edilebilecek alanın tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili kötü niyetli olmadığından ecrimisil bedeline hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§