"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2361 E., 2025/632 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/288 E., 2022/91 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/1017 Esas sayılı dosyası üzerinden alınan veraset ilâmının doğru olmadığını, davalıların anneleri olan ..'nin muris ...'in anne bir kardeşi olmadığını, ..'nin anne adının Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/746 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde .. olarak değiştirildiğini, ..'nin annesinin .. olması nedeni ile davalıların muris ...'in mirasçısı olamayacağını ileri sürerek, mirasçılık belgesinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta aktif husumeti olmadığını, hukuki yararının bulunmadığını, tapu kayıtları incelendiğinde, anneleri ..'nin anne adının .. olarak görüldüğünü, kayıt düzeltim davasının kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğunu, .. tarafından açılan bir davanın olmadığını, bu nedenle kesin hüküm doğuramayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki mevcut tapu kayıtları ve kadastro tutanaklarında ..'nin anne adının .. olduğu, muris ...'in ise anne bir kardeşi olarak geçtiği, tüm ailenin nüfus kayıtları ve doğum tarihlerinin incelenmesi sonucunda ..'in doğum tarihinin 1920 yılı olarak, ..'nin ise 1926 yılı olarak göründüğü, dosya içerisinde ..'in ..ve .. oğlu olduğuna dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, ..'nin ise ..'den sonra doğmuş olduğu anlaşılmakla ...'nin baba ...'nın ilk eşi ...'den olamayacağı, yine dosya içerisine alınan Tabiyet Beyannamesi başlıklı belgede ... ve ...'nın kızı olarak ...'nin de yer aldığı, Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1969/746 Esas sayılı dosyasındaki kararda anne kaydı ile bağ kurulmasına ilişkin bir işlem olmayıp yalnızca isim değişikliği olduğu, kararın hukuk sistematiği içerisinde taraf ehliyetine haiz olmayan kişiler tarafından ikame edildiği, çekişmesiz yargı işi olduğu ve kesin hüküm teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/746 Esas, 1971/291 Karar sayılı mahkeme kararında, ...'nin anne adının ... olduğu şeklinde değişiklik yapılmış olsa da bu durumun nüfus kayıtları ile çeliştiği, Tabiyet Beyannamesi başlıklı belgede, ... ve ...'nın kızı olarak ...'nin de yer aldığı, bu belgenin ile nüfus kayıtları ve kadastro tutanakları ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; doğum tarihleri dikkate alınarak oluşturulan gerekçenin yerinde olmadığını, o tarihlerde nüfus kayıtlarının beyanla oluşturulduğunu, doğum belgesine dayanmadığını, Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/746 Esas sayılı dosyasında, ...'nin anne adının 2 yıl boyunca yapılan yargılama sonunda ... olarak değiştirildiğini, yani ...'nin ...'nın ilk eşi olan ...'den olduğunu, muris ...'in mirasçısı olmadığını, bu kararın davalılar yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini, re'sen araştırma ilkesi gereğince fethi kabir yapılmak suretiyle ...'nin ...'nın kızı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.