"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/94 E., 2025/425 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/499 E., 2024/558 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 1 03... parsel sayılı 2 katlı ahşap ev ve bahçe vasfındaki 7.090,82 m² taşınmazda müşterek hisse sahibi olduklarını, davalının kötüniyetli olarak müvekkillerine kira bedeli ödemeden taşınmazdan yararlanıp kullandığını, davalıya ihtarname keşide edilerek intifadan men edildiğinin ihtar edildiğini ancak davalının taşınmazı tahliye etmediğini belirterek haksız müdahalenin men’ine, taşınmazın eski hâle getirilmesine, dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık döneme ilişkin şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin her tahakkuk dönemi için hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, intifadan men şartının yerine getirilmediğini, davalının haksız kullanımı olmadığını, davacıların fiili davranışları ile dava dilekçesinde yer alan beyanları arasında çelişkilerin mevcut olduğunu, taraflar arasında fiili taksim olduğunu ve bu taksime göre çekişmesiz olarak kullanılan alanların tespit edildiğini, davacılardan ...'ün ise hissesini devretmiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; muhtıradan önce taraflar arasında fiili taksime yönelik anlaşmanın olduğu, davalının bu anlaşmaya dayanarak dava konusu taşınmazda bulunan evi kullandığı, muhtıradan önce davalının kötüniyetli bir kullanımının ispatlanamadığı, mezkur tarihten geriye doğru olan kısım için davacıların ecrimisil talebinin reddine; davacı ...'ün dava konusu taşınmazda payının kalmaması nedeniyle ... yönünden açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddine; el atmanın önlenmesi davasının davacılar ... ve ... yönünden kabulüne, davacıların paylarına yapılan haksız el atmanın önlenmesine, ecrimisil davasının ise kısmen kabulüne, toplamda 3.057,69 TL ecrimisil tazminatının 03.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak eşit miktarda davacılara verilmesine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Davalı vekili tarafından hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacılar ile davalı arasındaki uyuşmazlığın fiili taksim sonrası yaşanan payın az ya da fazla kullanılmasına dayalı olduğunu, bu sorunların kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve davacılar ... ve ... açısından açılan davanın esastan reddine; davacı ...’ün ecrimisil davasının açıldığı tarihten taşınmazı elden çıkardığı 25.10.2022 tarihleri arası ecrimisil istemekte aktif dava ehliyeti var ise de; reddedilen davası yönünden istinaf başvurusunda bulunmadığından usuli müktesep hak gereği bu davacı hakkında açılan davanın İlk Derece Mahkemesi kararında olduğu gibi aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; taraflar arasında fiili taksim olmadığını, bir an için fiili taksimin varlığı kabul edilse dâhi 16.03.2023 tarihli ihtarname ile intifadan men ettiklerini, davacı tanığı ...’ın açıkça fiili taksim olmadığını beyan ettiğini belirterek müvekkilleri aleyhine olan tüm hükümlerin bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz karar harcının yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.