"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1858 E., 2024/1818 K..
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tirebolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/141 E., 2022/330 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile diğer davacılar ... ve diğerleri vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; .. kadastro tespit çalışmaları sırasında .. ili, .. ilçesi sınırları içinde bulunan yaylaların 3 35... parsel sayılı taşınmaz adı altında toplandığını, yapılan bu tespitin hukuka aykırı olduğunu, bu taşınmazların davacı ... halkları tarafından kullanıldığını, davaya konu yaylaların davalı ... adına yapılan tespitinin iptali ile davacılar lehine sınırlandırma kararı verilmesi ile bu kararın özel sicile kaydedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. BİRLEŞTİRİLEN DAVALAR
1. Birleştirilen Torul Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/14 Esas sayılı dava dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... tüzel kişiliğinin .. ili, .. ilçesine bağlı bir köy olduğunu, köylülerinin tarım ve hayvancılık yaparak geçimlerini sağladıklarını, kadimden beri .. ilçesi, .. Köyü 3 35... parsel sayılı taşınmaz olan .. Yaylasında yaylacılık yaptıklarını, .. ili ile .. ili arasında sınır problemi olduğunu, ... ilçesi ve ... ilçesi arasındaki il sınırının 16... tarihli ve 13611 sayılı kararname 8597 sayılı karar ile belirlendiğini, halen de bu sınırların geçerli olduğunu, ancak kadastro çalışmalarının .. Kadastro Müdürlüğünce yapıldığını ve tahsis çalışmalarının .. İl Tarım Müdürlüğünce hazırlandığını, oysa her türlü kadastro çalışması yapmak ve karar almak yetkisinin .. iline ait olduğunu, bu şekilde işlem yapılınca .. Yaylasının hukuka ve kanuna aykırı bir şekilde .. Mera Kütüğüne işlendiğini, .. Meydanı, .. .. .., Taş .. oğlu, .. Deresi, .. .. Deresi, .., .. Deresi ve .. Deresi ile sınırları olan .. Yaylasının .. Deresi ile .. .. Deresinin kesiştiği çevrili alanı kadimden beri müvekkil .. köylülerinin kullandığını, bu yere ilişkin eski tapu kayıtlarının bulunduğunu, dava konusu yerdeki mezarlıklar ile evlerin de kadim kullanımı açıkladığını belirterek, davalarının kabulü ile dava konusu meranın tahsisi kararının iptali ile belirtecekleri kısmının davacı ... adına tahsisine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen Torul Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/256 Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Tüzel Kişiliği .. ili, .. ilçesine bağlı bir köy olduğunu, köylülerin tarım ve hayvancılık yaparak geçimlerini sağladıklarını, kadimden beri .. ilçesi, .. köyü, 3 35... parsel sayılı taşınmazda belirlenen .. Yaylasında yaylacılık yaptıklarını, sınır problemi olduğunu, .. ili, .. ili arasında sınır problemi olduğunu, .. ilçesi ile .. ilçesi arasındaki il sınırının 16... tarihli ve 13611 sayılı kararname ile 8597 Karar sayısı ile berilendiğini ve halen de bu sınırın geçerli olduğunu, .. ili sınırlarında kalan .. Yaylasının hukuka ve kanuna aykırı olarak .. mera kütüğüne işlendiğini belirterek, bu dava ile Torul Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2015/64 Esas sayılı doyası ile aynı olması nedeni ile dava dosyasının bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. CEVAP
Davalı ... .. Torul Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/64 Esas sayılı dosyasının 24.02.2016 tarihli ön inceleme duruşmasında; davacı köylerin taşınmazı yayla olarak önceden beri kullandıklarını, bu kullanıma köy halkı olarak herhangi bir itirazlarının olmadığını, bilgileri dahilinde kullandıklarını, ancak söz konusu yaylaların kendi köylerinin sınırlarında olduğunu beyan etmiştir.
IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların reddine, asli müdahil ... yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ek kararı ile; asli müdahil ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, 08.05.2023 tarihinde hükmün tamamlanması suretiyle diğer asli müdahiller yönünden de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile diğer davacılar ... ve diğerleri vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile diğer davacılar ... ve diğerleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. İlk Derece Mahkemesinin ret gerekçesinde, .. adına dava açılmadığı ileri sürüldüğünü, taraf teşkilinin sağlanmasının yargılama sırasında taraflardan istenebileceğini, gerekçeli kararda .. Yaylasının bizzat .. köylüleri tarafından kullanıldığına dair tespit ve beyanlara yer verilmişken davanın reddine karar verilmesinin anlaşılır olmadığını,
b. .. Yaylası .. ili sınırları içerisinde olmasına rağmen hukuka aykırı olarak .. Mera Kütüğüne işlendiğini, müvekkili köy tüzel kişiliğinin .. Tarım Orman Köyişleri İl Müdürlüğüne başvurarak meranın kendi köyleri adına tahsisine istediğini ancak meranın davalılar adına tahsis olunduğunu, tüm bu kayıtların dosyaya celp edildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir.
Diğer davacılar ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde;
a. Tanıklarının dinlenilmediğini, adil yargılanma hakkına aykırı bir tutum sergilendiğini, dinlenmiş olan tanıkların beyanlarının aynı yaylalar üzerinde alındığını, davaya konu yaylanın yalnızca bu yayla olmayıp, dava dilekçesinde de belirttikleri üzere birçok yaylanın bulunduğunu ancak mahkemenin güvenliği ve aynı yöndeki beyanları gerekçe göstererek bu yaylalara gitmekten, keşifte bulunmaktan ve beyanları dinlemekten kaçındığını,
b. Tanıkların aynı yönde beyanda bulunmalarının diğer tanıkların da aynı yönde ve şekilde beyanda bulunacağını göstermediğini, bu şekilde sunulan gerekçenin adil yargılanma hakkını zedelediğini, rapora karşı tarafların beyanda bulunduklarını, ayrıca davanın reddini gerektirecek herhangi bir tespite de yer verilmediğini, mahkemece hem raporun eksik olduğunun tespiti hem de eksik olan rapora dayanak yapılarak davanın reddine karar verilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu, mahallinde dinlenen bilirkişi ve tanıkların davaya konu yaylaların müvekkili köylülerin kadimden beri kullanımında olduğunu tespit ettiklerini ancak zamanla komşuluk ve akrabalık ilişkileri nedeniyle başka köylerden insanların da bu yaylalara gelmezine izin verdiklerini beyan ettiklerini,
c. Bu tür izinlerin her zaman geri alınabildiği gibi bu tür geçici kullanımların veya aynı köyden bir kaç kişinin tahsisi veya kadim kullanım hakkı olmadan bu yaylalarda bulunmasının hak sahiplerinin açtığı davada, davanın reddi nedeni olamayacağını, mahkemenin gerekçesinde yer alan diğer ret gerekçelerinin de tarafların iddialarını karşılamaktan uzak olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava ile birleştirilen davalar, mera aidiyetinin tespiti ile meraya el atmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın “Hüküm, Hükmün Verilmesi ve Tefhimi” başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Aynı yasanın “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. “Hükmün Yazılması” başlıklı 298. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Somut olayda İlk Derece Mahkemesince; asıl ve birleştirilen davalar yönünden davanın reddine dair hüküm kurulmuş ise de, aynı hükümde asli müdahil ... yönünden dosya işlemden kaldırılmıştır. Oysa HMK’nın 150. maddesine göre asli müdahil yönünden dosyanın işlemden kaldırılması, diğer davalardan tefrik kararı verilerek ve yeni bir esas numarası üzerinden mümkündür. Nitekim aynı esas numarası üzerinden hem dosya işlemden kaldırılıp, hem de bir kısım taraflar yönünden davanın reddine dair kısa karar verilip tefhim edildikten bir gün sonra işlemden kaldırılan dosyanın yenilendiği ve İlk Derece Mahkemesince dava dosyasından el çekildiği halde, yasal dayanağı olmadan 17.11.2022 tarihli ek karar ile yenileme üzerine esasa ilişkin hüküm kurulduğu, bu durumun HMK’nın 294 ve devamı maddelerine aykırı ağır usuli hata niteliğinde olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre de; davanın esası hakkında yeterli araştırma yapıldığı söylenemez. Şöyle ki; keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişiler, kadim kullanım hususunda açık beyanda bulunmamıştır. O hâlde mahalli bilirkişi ve tanıklardan en baştan itibaren dava konusu .. Yaylasını hangi köy veya köylerin kullanageldiği, bugüne kadar taraflar arasında bir niza oluşup oluşmadığı, gerekirse beyanlar arasındaki çelişki de giderilmek suretiyle kadim kullanım hakkının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde asıl ve birleştirilen davalar yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan bu nedenler ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.