"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2389 E., 2025/108 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/105 E., 2022/339 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; murisin terekesinin borca batık olduğunu ileri sürerek; mirasın borca batık olduğunun tespiti ile müvekkillerinin mirasçılıklarının kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “... Tapu Müdürlüğünün cevası yazısı ve ..., ... Köyü, Ada Çiftliği Mevkii, 86... parsel, 7 numaralı bağımsız bölümün 8080 yevmiye numaralı 16.04.2013 tarihli intikaline ilişkin ve 8170 yevmiye numaralı 17.04.2013 tarihli satışına ilişkin işlem dayanak belgelerinin ve akit tablosunun ve Avcılar Tapu Müdürlüğünün .., ... Mahallesi, 13725 parsel, zemin kat, 1 numaralı bağımsız bölümün ... yevmiye numaralı 1806/2013 tarihli intikaline ilişkin ve ... yevmiye numaralı 19.06.2013 tarihli satışına ilişkin işlem dayanak belgelerinin ve akit tablosunun incelenmesinde murisin vefat tarihinden sonra muristen intikal eden taşınmazların mirasçı davacılar tarafından intikal yapılmak suretiyle satış yapılarak devredildiği, böylelikle malvarlığı ve mirasın mirasçılarca benimsendiği ve terekeyi kendisine mal eden konumunda olduklarından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 610/2 maddesi uyarınca” davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacıların murisi ...'ın 04.03.2013 tarihinde vefat ettiği, Beylikdüzü Tapu Müdürlüğü ve Avcılar Tapu Müdürlüğünden gelen müzekkere cevaplarına göre 1 86... parsel ve 13725 parsellerde muris adına kayıtlı bağımsız bölümlerin 16.04.2013, 18.06.2013 tarihlerinde intikallerinin yapılarak 17.04.2013, 19.06.2013 tarihlerinde dava dışı üçüncü kişilere satılarak devredildiği; mahkemece, mirasçıların taşınmazları adlarına intikal yaptırıp devrettiğine göre, terekeyi benimseme olduğu nazara alınarak, mirasçıların terekeyi sahiplendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; eksik ve hatalı inceleme neticesinde karar verildiğini, terekenin borca batık olduğunun açık olduğunu, müvekkilleri adına yapılan satış işlemlerinin hukuken geçersiz olduğu gibi yapılan satışlardan müvekkillerinin haberi de olmadığını, müvekkillerinin babası ve aynı zamanda mirasçı sıfatında olan Korkmaz Bektaş'ın terekede bulunan mal varlıklarıyla ilgili satış işlemleri gerçekleştirdiğini, söz konusu satışlardan müvekkillerinin haberi bulunmadığını, üstelik satış sonrasında elde edilen bedelin de müvekkillerine miras payları oranında verilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, TMK'nin 605/2. maddesinde yer alan ''ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır'' hükmüne dayanılarak açılan mirasın hükmen reddi (terekenin borca batık olduğunun tespiti) istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nin 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.