"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/499 E., 2025/305 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 09.01.2023
SAYISI : 2021/130 E., 2022/570 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek; el atmanın önlenmesine ve ecrimisile hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davacıların dava konusu 60429 ada, 16 parsel sayılı, arsa niteliğindeki taşınmazın tamamının hisseli olarak malikleri oldukları, davalının davaya konu taşınmazı kullanmasından dolayı davacıya herhangi bir kira geliri ödemediği gibi iş yeri olarak kullanmaya devam ettiği, ihtarname gönderilmesine rağmen boşaltılmadığı, davalı tarafın her ne kadar taşınmazın başka hissedarlarının da olduğu ve bu hissedarın da sorumlu olduğundan bahisle husumet itirazında bulunsa da men'i müdahale ve ecrimisil davalarının taşınmaza müdahalede bulunan tarafa karşı açılağı ve ecrimisilden de dava konusu taşınmazı kullanan tarafın sorumlu olacağı, dava konusu taşınmaza müdahalesi olmayan hissedara men'i müdahale davası açılmasının gerek olmadığı ve ecrimisilden de sorumlu tutulamayacağından davalının bu hususa yönelik itirazının yerinde olmadığı, davacı tarafından muvafakatinin olmaması sebebiyle davalının haksız işgalci durumuna düştüğü, davalının taşınmazın tamamını kullanmaya devam ettiği, bu sebeplerle davalının kötüniyetli olduğu” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı hükmün tavzihini istemiş Mahkemece 09.01.2023 tarihli ek karar ile talep reddolunmuştur.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Gerekçeli kararın davacıya 18.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının istinaf başvurusunun ise 19.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacının karara karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurmadığı, hükmün tavzih yolu ile düzeltilmesini talep ettiği, Mahkemece tavzih talebinin reddine karar verildiği, davacının lehine hükmedilecek ecrimisil miktarının artırılmasına yönelik talebinin Mahkemece reddine karar verilmesinin isabetli olduğu;
Delillerin takdirinde bir isabetsizlik olmadığı, 16 parsel sayılı taşınmazda davacıların kayden malik olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, davalı taşınmazın gerçek malikinin dava dışı ... olduğunu beyan ettiği, ancak dava konusu taşınmazın kayıt maliklerinin davacılar olduğu, davalının davacıların rızası ile taşınmazı kullandığının sabit olduğu, bu durumun yapılan keşif ve tanık beyanlarından da anlaşıldığı, taşınmazın davalı tarafından fırın olarak kullanıldığının anlaşıldığı, bu durumda onun el atmasının önlenmesine karar verilmesinin yerinde olduğu, her ne kadar davalı taraf el atmanın belediye meclisi kararından kaynaklandığını ileri sürmüş ise de bu hususu da ispat edemediği, ecrimisil miktarının da denetime elverişli uzman bilirkişi raporu ile belirlendiği,” gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; iyiniyetli olduklarını, tecavüzün sonradan meydana geldiğini, davanın pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazı ile harcın tamamlanması yönündeki itirazlarının nazara alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.