Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1691 E. 2026/365 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/3631 E., 2025/67 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/229 E., 2024/154 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti davacı-karşı davalıya ait 2 45... parsel sayılı taşınmazda davalı-karşı davacı şirket lehine 18.12.2015 tarihinde, 20 yıllık süre için kurulan üst hakkına ilişkin şerhin, masrafı davalı şirkete ait olmak üzere terkini isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki üst hakkı sözleşmesinin süresinden önce feshi nedeniyle davacı- karşı davalının mülkiyetinde bulunan taşınmaz üzerine davalı-karşı davacı şirket tarafından inşaa edilen yapı bedelinin tahsili talebinde bulunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Asıl davanın kabulü ile dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. Caddesi, 9 45... parsel sayılı taşınmazda ... lehine tesis edilen üst hakkı irtifak şerhinin, masrafı davalı yana ait olmak üzere tapudan terkinine, karşı davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacı-karşı davalı taşınmaz malikinin üst hakkı tesisine ilişkin sözleşmeye aykırı hareket ettiği ispatlanamadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiği ve üst hakkına konu taşınmazın 05.08.2020 tarihinde taşınmaz malikine teslim edildiği, anlaşılmıştır, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tapu kaydındaki üst hakkı şerhinin terkini sırasında davacı-karşı davalı taşınmaz maliki tarafından davalı-karşı davacı lehdara taşınmaz üzerine inşa edilen yapı bedeli nedeniyle herhangi bir ödeme yapılıp yapılmayacağı noktasında toplandığı;

Taraflar arasında düzenlenen ve dosya arasında bulunan Sakarya 2. İcra Dairesinin 2019/12110 Esas sayılı takip dosyası kapsamından temin edilen sözleşmenin ‘sözleşmenin sona ermesi, fesih ve cezai şartı’ başlıklı 16. maddesinde ‘sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi durumunda (süre sonunda ya da sözleşme devam ederken) lehdar tarafından kullanılan bina ve dekorasyon(taşınabilir mallar hariç) bila bedel arsa sahibine devronulacağının’ 8. maddesinde ise üst hakkına konu taşınmazın işletilmesinden ve ne isim altında olursa olsun boş kalması halinde arsa sahibine karşı herhangi bir şikayette bulunamayacağı gibi alacak tazminat talebinin de olmayacağının, lehtarın bu durumda dahi üst hakkı bedellerini ödemeyi kabul ve beyan ettiğinin hüküm altına alındığı,

Davalı-karşı davacı şirketin tacir olup, basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, sözleşme maddelerinin emredici hukuk kurallarına aykırı olmadığı, özellikle ahde vefa ilkesi uyarınca tacir olan davalı- karşı davacının sözleşme hükümleriyle bağlı olduğunun kabulü gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 138.maddedeki şartların da gerçekleşmediği” gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; taleplerin dikkate alınmaksızın hukuka aykırı olarak devanın reddine karar verildiğini, mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 138'in ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 832'nin varlığının ve şartlarının değerlendirilmeksizin ticari defter incelemesinde de sabit ifa güçlüğü gözetilmeden haksız ve dosya münderecatına aykırı değerlendirmeler sonucu karşı davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, asıl davada üst hakkı şerhinin terkini, karşı davada alacak istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı - karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§