"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/876 E., 2025/210 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazımiye Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/13 E., 2023/8 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılara ait 2 01... parsel ve 2 03... parsel sayılı taşınmazların içme-sulama suyu olarak kullandıkları genel su kaynağına ve su vanasına davalıların haksız müdahale ettiklerini, herkesin ihtiyacı oranında faydalanması gereken su kaynağının tahrip edildiğini ileri sürerek davalıların dava konusu su kaynağına müdahalelerinin önlenmesi ile su vanalarının ve su kaynağının eski hâle getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların taraf ehliyetinin bulunmadığını, iddianın aksine davacıların suya müdahale ederek kendi otel inşaatlarında kaçak olarak kullandıklarını, davalıların pasif husumet ehliyeti olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde; dava konusu su deposuna ve vanalarına yönelik herhangi müdahalelerinin olmadığını, bu olaya ilişkin yargılandıkları ceza davasında beraat ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... duruşmada; “Otel inşaatı için şebeke suyuna bağlantı yaparak su çekmektedirler. Bu nedenle evlerimize su çıkmamaktadır. Bu vanayı ben, .. .. .., ... ve ... ile beraber bir işçi ile anlaşarak işçiye taktırdık. İçme suyunu zirai ve inşai faaliyette kullanmaktadırlar. Biz mağduruz” şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Davalı ... duruşmada; “Beş ailenin evi sözü geçen kaçak otel inşaatının yükseğinde kalmaktadır. Bu nedenle inşaata su çekildiğinde bu beş eve su çıkmamaktadır. Vanayı bu nedenle taktırdık. Bu vanayı taktıranlar ben, ..., .. .. .. ve ...'tir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “keşif icra edilen tarih itibariyle devam eden bir el atma iddiası bulunmadığı, davacıların yer göstermesi ile yapılan kazı neticesinde içme suyu ishale hattı borusuna öncesinde vana takıldığı ve daha sonra eski hâline getirildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davalılar tarafından su borusunu müdahale edilmiş ise de davalıların bu eylemlerinin kendi evlerine su gelmesini sağlamaya matuf olduğu, davanın açılmasına sebebiyet vermekte kusurlu olmadıkları, devam eden bir el atma bulunmadığı, geçmişe dönük tespit yapılmasının da mümkün olamayacağı, su ishale hattına ilişkin hâli hazırda taraflar arasında çözüm gerektirecek sorun bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde:
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulması ile davanın kabulü gerektiğini,
2. Mahalli bilirkişi beyanları ve bilirkişi raporları dikkate alınmadan karar verildiğini, davalıların su borusuna müdahale ettiklerinin net bir şekilde İlk Derece Mahkemesince kararda belirtildiğini, buna rağmen verilen ret kararının hatalı olduğunu, Nazımiye Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/18 Esas sayılı dosyasında ve işbu dosyada bir kısım davalıların ikrarları birlikte değerlendirildiğinde davalıların dava konusu su borularına müdahale ettiklerinin açık olduğunu, müdahalenin keşifteki gözlemde de kayıt altına alındığını, buna rağmen dikkate alınmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, suya müdahalenin önlenmesi ile eski hâle getirme istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacılar vekili içme suyu olarak kullandıkları suya davalılar tarafından vana takılmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesi talebinde bulunmuş, Mahkemece keşif esnasında devam eden müdahale bulunmadığı, her ne kadar önceden davalılar tarafından su borusuna müdahale edilmiş ise de bu eylemlerinin kot farkı nedeniyle kendi evlerine su gelmesini sağlamaya yönelik olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 28.11.2022 tarihli keşifte mahalli bilirkişilerin beyanı alınarak davacının yer göstermesi ile müdahale edildiği belirtilen alanda kazı yaptırıldığı, keşif tarihi itibarıyla gösterilen alanda herhangi bir müdahale olmadığı tespit edilmiştir. Dinlenen mahalli bilirkişiler, kazı yapılan alandaki boruya davalılardan ..., ... ve ...’in 2020 yılında vana taktığını, bu vananın 2022 yılı Mayıs ayında Köy Hizmetleri kurumu tarafından söküldüğünü ifade etmiştir. Davalılardan ... ile ... ise duruşmadaki beyanlarında, kendilerinin ve ...’in evlerine su çıkmadığından boru hattına vana taktırdıklarını kabul etmiştir. Mahkemenin de benimsediği üzere isale hattına müdahalede bulunulduğu, ancak keşif tarihinde müdahalenin sonlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yargılama sırasında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik hüküm kurulması gerekirken mahalli bilirkişi beyanları, celselerdeki davalı kabulleri ve tüm dosya kapsamı itibarıyla müdahalesi net olan davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Diğer davalılar yönünden ise müdahale hususu ispat edilemediğinden ret kararı sonuç itibarıyla isabetlidir. O hâlde, hükmün bu gerekçelerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda belirtilen nedenlerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.