"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2017/1653 E., 2017/1722 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1994/162 E., 2016/445 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların ellerinde mevcut tapu ve tedavülleri tetkik edildiğinde mesnet tapunun Erdek Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/214 Esas, 1971/146 Karar sayılı davaya konu edilen yer olduğunun görüleceğini, belirtilen kararda davacılar adına .. Tapu Sicilinin 12.05.1967 gün ve .. sırasında kayıtlı .. .. Köyü hududu içinde .. Mevkiinde hudutları Doğusu:Dere, Batısı:.. .. Bağı, Kuzeyi:.. .. .., Güneyi:yol ile çevrili 2500 m² miktarındaki taşınmaz malın 26.01.1942 tarih ve 1 sayı numaralı tapu komisyon kararı ile ... oğlu ..'a Hazineyi Maliyece ihale edilerek satışının yapıldığını, bunun fazlasının ..ye ait olduğunun kesin olarak belirtildiğini, 12.05.1967 tarih ve .. sırada kayıtlı tapuya dayanan davalıların taşınmazın üzerinde 2500 m²'lik bir haklarının olduğunu, bunun dışında kalan ve söz konusu karara dayanak teşkil eden 15.07.1969 tarihli tapu fen memuru .. .. imzalı krokiye göre ".." harfiyle işaretlenen 2737 m² yerde hiçbir haklarının olmadığını, buna rağmen yerinde yaptıkları araştırmada davalıların inşaatlarının krokide "A" harfiyle işaretli 2500 m²'lik alanın dışına taşarak Hazine arsasına girdiğini belirterek tespit edilecek kısmın Hazine adına tapuya tescilini, davalıların buraya müdahalelerinin önlenmesini ve şayet yapılan inşaatlar Hazine arazisine tecavüz ediyorsa kâl'ini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişme konusu 1890 parselin 02.06.1998 tarihli hükmen tescil ilâmı ile davacı .. adına tescil edildiği, üzerinde davalılara ait yapılardan bahisle onların yararına muhdesat şerhinin konulduğu, Hazine mallarında iyiniyet iddiasının dinlenme olanağının bulunmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 722/2 hükmünde ''Ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibi, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebilir.'' hükmüne yer verdiğini, Mahkemece yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde 11 ayrı yapının bulunduğunun ve binaların yıkılmasının aşırı zarara yol açtığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yapıların kâl'i hâlinde aşırı zararın doğup doğmayacağının tespitinde bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ve kâl'in aşırı zarar doğurmayacağını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kâl istemine ilişkindir.
4721 sayılı Kanun'un 723/1 hükmünün ''b.Tazminat'' başlığı altında ''Madde 723-Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür.''
Somut olayda; davacı 05.04.1979 tarihinde verdiği dilekçesiyle, tapu iptali ve tescil, müdahalenin önlenmesi ve kâl isteminde bulunmuştur. Mahkemece, 23.01.1990 tarihli ve 1979/126 Esas, 1990/13 Karar sayılı ve karar ile dava konusu taşınmazda 25.07.1985 tarihinde kadastro geçip 199 parselle taşınmaz .. Köyünde tespit gördüğünden men'i müdahale davası yönünden mahkemenin görevsizliğine, dosyanın bu davadan ayrılarak görevli ve yetkili .. Kadastro Mahkemesine gönderilmesine, davacının kâl talebi yönünden davanın mahkemede devamına ayrı bir esas numarası verilerek yeni gün verilmesine, Kadastro Mahkemesindeki davanın sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir. Bu davada kâl talebi yönünden inceleme ve araştırma yapılarak, davacının kâl talebinin reddine karar verilmiş ve karar bu yönüyle temyiz edilmiştir.
.. Kadastro Mahkemesinin 07.03.1996 tarihli ve 1994/57 Esas, 1996/14 Karar sayılı kararı ile, davacı ..nin davasının kabulüne, müdahil ...'nun davasının reddine, kadastro geçmekle pafta:2 parsel:199 numarasını alıp .. ilçesi, .. Köyü, .. Deresinde kain taşınmazın; bilirkişi .. ..'in raporuna ekli krokisinde "A" ile gösterilen 2500 m²'lik yerin 199 No.lu parsel olarak aynı bilirkişisinin 16.02.1996 hâkim havaleli raporunda belirttiği üzere tamamının 25.000 hisse itibariyle adı geçen 25 kişiye hisseleri oranında tapuya tesciline, bilirkişi ..'in krokisinde "B" harfiyle gösterilen 3016 m²'lik yerin yeni bir parsel numarası ile davacı .. adına tapuya tesciline, bilirkişi ...'in 16.02.1996 hâkim havaleli raporu ekinde gösterilen krokisinde "A" harfiyle gösterilen muhdesatların 199 parsel muhdesatı olarak "B" harfiyle gösterilen kısımlar üzerindeki muhdesatlarında yeni verilecek parsel numarasındaki taşınmazın beyanlar hanesine ve adı geçen malikler adına muhdesat olarak yazılmasına karar verilmiş ve bu karar 03.12.1998 tarihinde kesinleşmiştir. Tapunun beyanlar hanesinde ''Muhdesat bilgileri:Konut:iş bu gayrimenkul üzerindeki (1) No.lu bina .. ve (2) No.lu bina ... ve (3) No.lu bina 90 m² ...'a ve (5) No.lu bina .. .. ve (6) No.lu bina ... ve (7) No.lu bina .. .. ve (8) No.lu bina ... ve (9) No.lu bina .. .. ve (10) No.lu bina .. .. ve (11) No.lu bina .. .. ve (15) No.lu bina ... ..'e aittir.'' şeklinde gösterilmiştir. Burada taşınmazın beyanlar hanesinde yazılı yapıların davalıların zilyetliğinde olduğu kesinleşmiştir.
Kural olarak, beyanlar hanesinde gösterilen yapıların, beyanlar hanesindeki husus terkin edilmediği sürece, hak sahipleri tarafından kullanılması mümkündür. Ancak, arazi malikinin mülkiyet hakkına etki eden bu yapıların kâl'ini istemesi hâlinde, Mahkemece arazi malikinin taşınmazında bulunan muhdesatın değerinin belirlenerek, arazi maliki tarafından bedelinin depo edilmesi hâlinde kâl kararı verilmelidir.
Buna göre, dava açma tarihi üzerinden uzun yıllar geçmiş olması nedeniyle, Mahkemece karar tarihine yakın yeniden keşif yapıp rapor alarak, yahut bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle 1890 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapıların yıpranma payı da gözetilmek suretiyle değerinin tespiti ile davacı tarafından bu bedelin depo edilmesi hâlinde kâl hükmü kurulması gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.