"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/31 E., 2024/331 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/659 E., 2022/32 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve dâhili davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden dâhili davalı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ..., karşı taraftan davacı vekili Avukat ... ve Dernek Başkanı geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'ın, 13... parsel sayılı taşınmazda babası .... .. .. kendisine intikal edecek hisseden 5.000 m²'lik arsa payını .. 1. Noterliğinin 18.06.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile .. 3 Tatil Sitesi müteahhidi ... 'a sattığını, müteahhit ... .. ise ... 1. Noterliğinin 09.09.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile bu gayrimenkulü ... 3 Tatil Sitesi sakinlerinden ....'e sattığını, ... 3 Tatil Sitesi Güzelleştirme ve Geliştirme Derneği ise bu dava konusu taşınmazı 867 daireli sitenin bir kısım bloklarının otoparkı olarak değerlendirmek için 17.08.2014 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurulda aldığı 24 No.lu karar ile devir ve temlik alma kararı aldığını, alınan bu karar üzerine site sakinlerinden .... ..... 1. Noterliğinin 17.09.2014 tarihli taşınmaz satış vaadi devir ve temliki sözleşmesi ile ... 3 Tatil Sitesi Güzelleştirme ve Geliştirme Derneğine bütün hak ve yetkilerini koşulsuz olarak devrettiğini, 867 haneli ... 3 Tatil Sitesinin satın aldığı 5.000 m² arsanın sitenin otopark alanı olduğunu, ... 3 Tatil Sitesi bu yeri 22 yılı aşkın bir zamandan beri çitle çevirip nizasız ve aralıksız olarak kullandığını, 17.10.2019 tarihli satış ile mirasçıların hisselerine düşen payı ...... adlı kişiye sattıklarını öğrendiklerini, dava konusu taşınmaz ile ilgili müteveffa ...'ın miraşçılarının (davalıların) kötüniyetle ve hukuksuz olarak üçüncü şahıs ...'e devrettikleri hisselerinin tapu kaydında iptaline ve dava konusu taşınmazın davacı adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla müvekkiller dışında bir başka kişi adına kayıtlı olduğunu, 18.06.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesinin zamanaşımına uğradığını, 17.09.2014 tarihli temlik sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, davacının talebinin net olmadığını, tapu iptali ve tescil davalarında husumetin tapuda kayıtlı malike yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2. Dâhili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada taraf teşkilinin yanlış olduğunu, tapuda müşterek mülkiyete konu ...'ın hissesinin vefatı nedeniyle mirasçılarına intikal ettiğini, davanın satışı vadedenin mirasçılarına karşı açılması gerektiğini, müvekkilinin davada davalı üçüncü şahıs olarak gösterilmesinin de yanlış olduğunu, satış vaadi sözleşmesinin ilgilisine ayni hak değil sadece kişisel hak sağlayacağını, müvekkilinin taşınmazı satın alırken tapuda davacı adına konulmuş satış vaadine dayalı herhangi bir şerh bulunmadığı gibi, davacıyı da tanımadığını, müvekkilinin tapu kütüğüne dayanarak işlem yaptığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dâhili davalının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi gereğince tapu kaydına güvenerek iyi niyetle taşınmazdaki hisseleri satın aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dâhili davalının taşınmazı iktisap ettiği tarihte tapu kütüğündeki tedbir şerhini bildiğinden iyiniyet iddiasında bulunamayacağı, bununla birlikte davalının müteahhit olup, taşınmazın fiili durumunun 20 yılı aşkın süredir davacı sitenin otoparkı olarak kullanıldığı, dâhili davalı malik ...'in müdahalenin men'i, ecrimisil gibi taleplerde bulunmaksızın taşınmazın kendisine devrini beklediği, davalının yapmış olduğu iş gereği taşınmazın durumunu bilebilecek kişilerden olduğu, açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 13... parsel sayılı taşınmazda dâhili davalı ... adına kayıtlı hissenin 5.000 m²'lik kısmının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bir kısım davalılar ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının dava açarken tapu malikinin ... olduğunu bilmesine rağmen husumeti hatalı olarak yönettiğini, ...’in dâhili davalı olarak davaya dâhil edilmesinin mümkün olmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, satış vaadi sözleşmelerinin zaman aşımına uğradığını, davacıların haksız işgali söz konusu olduğunu, taşınmazın itirazsız otopark olarak kullanılmadığını, taşınmazın devri tarihinde tapu kayıtlarında devre engel olacak şerh ya da tedbir bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Dâhili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; husumet eksikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin tespitlerinin hatalı olduğunu, müvekkil adına taşınmazın tapusunun intikal ettiği tarihte tapu kaydında şerh ya da tedbir olmadığını, davacının nizasız olarak taşınmaza zilyet olmadığını, idare mahkemesince taşınmazın kullanımının usul ve yasaya aykırı olduğunun tespit edildiğini, ...’in tapu siciline güvenerek işlem tesis eden üçüncü kişi olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde tapu maliki ...’i üçüncü şahıs olarak göstermiş, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında ise ...’e devredilen hisselerin iptalini talep ettiğinden davalı konumunda kabul edilerek davaya dâhil edilip yargılamaya devam edilmesi doğru görülmüştür.
14.02.1951 tarihli ve 1949/17 Esas, 1951/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan kimsenin kötüniyeti karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olacağından, dava konusu taşınmazın otopark olarak kullanıldığı dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesince dâhili davalı ...’in iyiniyetli olarak kabul edilmemesi doğru görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde kararda bulunması gereken hususlar tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Bu itibarla, Mahkemece verilen hüküm fıkrasının açık ve icra edilebilir olması gereklidir. Aksi hâlde hukukî belirlilik gereği açık ve infaz kabiliyeti bulunması gereken hüküm fıkrasının özellikle icrası sırasında şüphe veya tereddütler doğmasına ve hükmün icra edilememesi gibi durumlarla karşılaşılır.
Öte yandan Tapu Sicil Tüzüğü'nün 28/3. maddesinde "paylı mülkiyette pay miktarı; paydaşların adı, soyadı ve baba adından sonraki kısımda, kesirli olarak gösterilir." hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesi ve Tapu Sicil Tüzüğü'nün 28/3. maddesi gözetilerek iptaline karar verilen payın hükümde kesirli olarak gösterilmesi gerekirken metrekare cinsinden hüküm kurulması hatalı olup, infazda tereddüte neden olacaktır.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti taktirine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.