"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1856 E., 2024/2401 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/161 E., 2022/134 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı vekilleri Avukat ... ile Avukat.... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 6 10... parsel sayılı taşınmazdaki depolu dükkan niteliğinde 1 No.lu bağımsız bölümün tamamı tapuda müvekkili davacı ... adına kayıtlı iken gayrimenkulün yarısını 20.12.2017 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesine istinaden davalı ... adına geçirildiğini, yapılan devrin hukuka aykırı olup iptal edilmesi gerektiğini, müvekkil davacının 1923 doğumlu olup 95 yaşında olduğunu, kendisine vasi atanması amacıyla 17.08.2017 tarihinde dava açıldığını, ilk duruşma 06.03.2018 tarihine duruşma günü verildiğini davanın açılmasından sonra müvekkil adına kayıtlı davaya konu dükkanda kiracı olan davalı ...'in vasi adayı ve torunun bulunmadığı zamanlarda müvekkilini kandırarak ve hukuka aykırı olarak müvekkili adına ölünceye bakma sözleşmesi yaptırmak suretiyle davacının gayrimenkulün yarı hissesini üzerine geçirdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile davalı adına ½ oranında kayıtlı olan hukuka aykırı olarak devir edilen taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, hukuka aykırı olarak düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu davada davacının dava açma yetkisi bulunmadığını, davacı ...'ın bizzat kendi isteği ile 14.12.2017 tarihinde temyiz kudretine sahipken, ölünceye kadar bakım sözleşmesiyle taşınmazı kendisine devrettiğini, müvekkilin kendisine yaklaşık on yıldır bakmasından dolayı ve başka bakan kimsesi olmamasından dolayı bizzat kendisinin müvekkiline talepte bulunmasından sonra işbu ölünceye kadar bakım sözleşmesinin taraflar arasında imzalandığını, sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...'ın işlem tarihinde hukuki ehliyeti haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlendiği, ne var ki davalının, ilerleyen yaşı nedeniyle zor durumda olan davacıyı etkisi altında bulundurarak işlem yaptırdığı, kaldı ki davalının bakım ve gözetim borcunu yerine getirmediği sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirmiş olduğunu, Adli Tıp Kurumu tarafından davacı murisinin akıl sağlığının yerinde olduğunun bildirildiğini Bölge Adliye Mahkemesince somut bir gerekçeye dayanmaksızın karar verildiğini, ...'ın etki altında bulundurularak işlem yapıldığı kanaatine nasıl varıldığının anlaşılamadığı, davalının bakım ve gözetim borcunu yerine getirdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6098 sayılı Kanun'un 611. maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (TBK m. 614).
Bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.
Bu açıklamalar ışığında dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının yargılama sırasında ölümüyle tek mirasçısının davayı takip ettiği, davacı ... ile davalı arasında 14.12.2017 tarihli ölünceye kadar bakma akdi yapıldığı, dava konusu 6 10... parsel zemin kat 1 nolu depolu dükkanın tamamı davacı ... adına kayıtlı iken 20.12.2017 tarihinde 1/2 pay üzerinde bırakılarak, 1/2 payının davalı ... adına tescil edildiği, davacı ...'ın işlem tarihinde hukuki ehliyeti haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlendiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince davalının ilerleyen yaşı nedeniyle zor durumda olan davacıyı etkisi altında bulundurarak işlem yaptırdığı, davalının bakım ve gözetim borcunu yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamına, toplanan delillere, tanık olarak dinlenen davacı ...’ın komşuları, bakıcısı, oturduğu apartmanın görevlisi ve ölünceye kadar bakma sözleşmesini düzenleyen noterin beyanlarına göre bakım borçlusunun bakım alacaklısına karşı edimini yerini getirdiği, davacının serbest iradesi ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile dava konusu taşınmazın ½ hissesini davalıya devrettiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde soyut hiçbir gerekçe gösterilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.