Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2026/329 E. 2026/3667 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/412 E., 2021/1106 K.

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi

İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09.12.2025 tarihli ve 2023/7701 Esas,

2025/15812 Karar sayılı düzeltilerek onama kararı

İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 09.12.2025 tarihli ve 2023/7701 Esas, 2025/15812 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.01.2026 tarihli ve 7 - 2023/14339 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi gereği yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ

A. İtiraz Sebepleri

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanık için 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/ 18... /5. maddeleri ile tayin olunan 2 yıl hapis ve 500 gün adli para cezasının

aynı Kanunun 3/10. maddesi ile 1 kat arttırılması sırasında, 4 yıl hapis ve 1000 gün adli para cezası yerine, 4 yıl hapis ve 600 gün adli para cezasına, bu cezanın aynı Kanunun 3/22. maddesi ile yarı oranında arttırılması sırasında 6 yıl hapis ve 1.500 gün adli para cezası yerine, 6 yıl hapis ve 900 gün adli para cezasına, cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi ile indirimi ve 52/2. maddesinin uygulanması sırasında ise 5 yıl hapis 1.250 gün (25.000 TL) adli para cezası yerine, sanık lehine olarak, 5 yıl hapis ve 750 gün (15.000 TL) adli para cezasına hükmedildiği, katılan idare vekilinin sanık aleyhine olacak şekilde ve mahkûmiyet hükmüne yönelik bir temyiz istemi olmadığı halde, 7. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesi tarafından sanık lehine olarak belirlenen 5 yıl hapis 15.000 TL adli para cezasının, sanık aleyhine olacak şekilde 5 yıl hapis ve 25.000 TL adli para cezası olarak değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu hususun eleştiriye konu edilerek, kararın diğer bozma nedenleri doğrultusunda düzeltilerek onanması gerektiği gerekçesiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09.12.2025 tarihli ve 2023/7701 Esas, 2025/15812 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmının kaldırılması şeklindedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Katılan ... İdaresinin temyiz isteminin, nakil aracı ile sınırlı olması karşısında; yerel mahkemece artırma ve indirim sonucunda verilecek ceza süresi veya miktarının belirlenmesinde sanık lehine yapılan maddi hatanın, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesindeki aleyhe değiştirme yasağı uyarınca, Dairemizce sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde hükmün 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması suretiyle giderilmesinin mümkün olmadığı, bu hususun ancak eleştiri konusu yapılabileceği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

II. KARAR

Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 09.12.2025 tarihli ve 2023/7701 Esas, 2025/15812 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASI ile sanık hakkında verilen Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2020/412 Esas, 2021/1106 Karar sayılı kararına yönelik olarak katılan ... İdaresi vekilinin nakil aracının müsaderesinin gerektiği ile sınırlı temyizi ve sanık müdafinin temyiz isteminin yeniden incelenmesinde;

Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl hapis ve 500 gün adli para cezasının aynı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca 1 kat artırılması sonucunda, 4 yıl hapis ve 1000 gün adli para cezasına hükmedilmesi yerine 4 yıl hapis ve 600 gün adli para cezasına, aynı Kanun'un 3/22. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılması sonucu, 6 yıl hapis ve 1500 gün adli para cezası yerine 6 yıl hapis ve 900 gün adli para cezası, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sonucu 5 yıl hapis ve 1250 gün adli para cezası yerine 5 yıl hapis ve 750 gün adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında eksik adli para cezası tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların, toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği

anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;

1.Hakkında erteli olmayan hapis cezasına hükmedilen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2. 1412 sayılı Kanun’un 326. maddesinin son fıkrası gereği cezada kazanılmış hak nedeniyle cezanın 07.01.2015 tarihli hükümde belirlenen netice ceza üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken; sanığın doğrudan 07.01.2015 tarihli hükümde belirlenen ceza ile cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “15.04.2020 tarihli, 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1, 2, ve 3. fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi, hükmün üçüncü fıkrasının ikinci ve üçüncü paragraflarının hükümden çıkartılarak yerlerine gelmek üzere hükme ''1412 sayılı Kanun’un 326. maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın, 07.01.2015 tarihli hükümde tayin olunan 3 yıl 4 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.03.2025 tarihinde karar verildi.

§