Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2025/604 E. 2026/116 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/431 E., 2023/413 K.

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜMLER : Zamanaşımı nedeniyle düşme, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

... vekilinin temyiz istemi yönünden; atılı suçun mahiyetine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nın davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Katılan .. İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I) Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizine Yönelik Yapılan İncelemede;

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de .. İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II) Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyizine Yönelik Yapılan İncelemede;

Suça konu kaçak eşyanın, ... kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Kanun kapsamında kalacağı, olay tutanağına göre 25.05.2010 tarihinde sanıklara ait atların, hudut komutanlığı tarafından yapılan gözetleme faaliyeti sırasında, İran sınırından beraberlerindeki kaçak eşyalar ile yurda yasa dışı giriş yaparken yakalandıklarının anlaşılması karşısında, sanıklara atılı eylemin kül halinde 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinin 2. cümlesi kapsamında kaldığı, her bir sanığın, dosya kapsamında aksine bir delil de bulunmadığından kendi taşıdıkları kaçak eşya miktarı ile sorumlu tutulabilecekleri, bu haliyle eylemlerinin münferit kaçakçılık suçu kapsamında kaldığı, sanıkların bahse konu eylemlerinin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/10. maddesinde düzenlendiği cihetle;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıkların 5607 sayılı Kanun’un 3/1. maddesinin 2. cümlesi kapsamındaki eylemlerinin, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/10. maddesindeki cezanın miktarına göre, tabi olduğu 5237 saylı Kanun’un 66/1-e. maddesi ve 67/4. maddesine göre zamanaşımı hususunun belirlenmesinin gerektiği, buna göre; suç tarihi olan 25.05.2010 tarihinden itibaren anılan maddelerde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının yerel mahkemenin karar tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış olduğundan verilen kararda isabetsizlik görüllmemiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 08.01.2026 tarihinde karar verildi.

§