Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2025/5883 E. 2026/289 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1167 E., 2022/770 K.

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun

esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında atılı suçu işlediğinden bahisle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5. maddesi gereğince mahkûmiyet kararı verildiği, mükerrirliğe ilişkin hükümlerin uygulandığı anlaşılmıştır.

B. İstinaf Aşaması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan yargılamada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik uygulanmak suretiyle hükmün düzeltilerek esas reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

II.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiğine, nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Olayın oluş şekli, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen kaçak eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III.KARAR

"Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, katılan idare vekili tarafından temyizi üzerine, 5271 CMK.nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme uyarınca usulden temyiz isteminin REDDİNE karar verilmesi yerine temyiz incelemesi yapılarak “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına” ilişkin sayın çoğunluğun kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

1) İlk derece mahkemesi, sanığın 5607 sayılı Kanunun 3/5,22, TCK.nun 62/1, 58/7 nci maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimine karar vermiş, katılan idare vekelinin istinaf etmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tekerrüre esas adli sicil kaydı olan sanık hakkında TCK.nun 58/6-7 nci maddesi uyarınca cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine denilmek suretiyle yerel mahkemenin kararını düzelterek esastan reddine karar vermiştir.

Kanun Koyucu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığını düzenlemiştir. Bir güvenlik tedbiri olan 5237 sayılı Türk Ceza Kununu’nun 58 inci maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi hapis cezasını artıran bir karar değildir. TCK.nun 58 inci maddesinde hapis cezasının artırılması düzenlenmesine yer verilmemiş, ikinci kez mükerrirlere özgü infazın nasıl yapılacağı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108 inci maddesinde belirlenmiştir. Dolayısıyla ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimi infaz hukukunun konusunu oluşturmaktadır. Kaldı ki tekerrür 5237 sayılı TCK.nun sistematiğinde bir ceza olarak düzenlenmemiş, güvenlik tedbiri olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla 5271 sayılı Kanunun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanunun 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan idare vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanunun 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE karar verilmemesi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

2) Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 3 02... . maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.13.01.2026

§