Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2025/5707 E. 2026/900 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/355 E., 2025/110 K.

SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında yargılamanın yenilenmesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

6831 sayılı Kanun110/3-1. cümle, 110/3-2. cümle, TCK 62, 50/1-a, 52/2 maddelerince, sanık ... hakkında 16/08/2014 tarihli olay sebebi ile yargılama yapılıp 02/06/2015 tarihli dosyada

alınan bilirkişi raporunda "tali kusurlu" olduğuna yönelik tespit esas alınarak Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinin, 30/06/2015 tarihli, 2014/442 Esas ve 2015/339 Karar sayılı dosyasında neticeten 6.000 TL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2019/31738 Esas ve 2019/12820 Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle 15/10/2019 tarihinde kesinleştiği,

Dosyada alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava dışı sanık ... için yapılan suç duyurusu üzerine düzenlenen iddianame kapsamında, dosya dışı sanık ... hakkında Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/342 Esas ve 2023/76 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada yeniden bilirkişi raporları alındığı, alınan bilirkişi raporlarındaki çelişkiyi gidermek üzere alınan 01/08/2022 tarihli heyet tarafından tanzim edilen raporda "yangının hangi nedenle çıktığının" tespit edilemediğini bildirildiği, sanık ... hakkında düzenlenen 01/08/2022 tarihli bilirkişi raporunun yeni delil niteliğinde olduğundan Mahkemesince Yargılamanın Yenilenmesi cihetine gidilmiş olup, bu kere Dairemizce temyiz incelemesine konu "Beraat" ine yönelik hüküm tesis edilmiştir.

Yapılan temyiz denetimi sırasında sayın çoğunluk, ortaya çıkan 2.raporun yeni delil niteliğinde olduğu, CMK 311.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi kapsamında yargılamanın yenilenmesi konu olacağı, dolayısı ile mahkemece sanığın beraatine ilişkin hükmünün oy çokluğu ile onanmasına karar vermişlerdir.

Sayın çoğunluk ile ayrıldığımız husus, dava dışı sanık ...'un suç duyurusu üzerine daha sonraki bir süreçte yargılanması sırasında alınan ve kusur durumunun belirlendiği bilirkişi raporunun, CMK 311.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi kapsamında yargılamanın yenilenmesine konu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır. Sayın çoğunluğun aksine, sanık ... hakkındaki yargılama esnasında, kusur durumuna ilişkin bir araştırma, bilirkişi incelemesi yapılmış, bilirkişi raporunda sanığın kusur durumunun irdelemesi detaylı şekilde ortaya konulmuştur. Kaldı ki, taraflara rapora karşı beyanda bulunma hakkı tanınmış, dolayısı ile bu yönde bir tartışma ve değerlendirme yapılmak suretiyle sanık hakkında Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinin, 30/06/2015 tarihli, 2014/442 Esas ve 2015/339 Karar sayılı verilmiş, Yargıtay 19.C.D.ce de onanmıştır.

Kanaatimce, sanığın kusur durumu yargılama esnasında mahkemece tartışılmış, değerlendirilmiş olup, sonradan dava dışı bir başka sanık hakkında değişen herhangi bir delil değişikliği dahi olmadan verilen bir başka rapor kapsamında yeni delil olarak değerlendirilemez;

Zira delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için yeni olması gerekmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da yeni sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de yeni sayılmaktadır.

Ancak, daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular yeni değildir.Buna göre, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen ve hüküm verilirken göz önüne alınan, temyiz aşamasında da Özel Dairece incelenip değerlendirilen bir delile ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak mümkün olmadığı gibi bu tür nedenlere dayalı olarak yapılan taleplerin de kabul edilmemesi gerekmektedir.

Bu nedenle, dosya kapsamında olduğu gibi, gerek ilk derece yargılamasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürülen, yargılama makamlarının bilgi sahibi olduğu, suçun sübutu ve nitelendirmesi

bakımından göz önüne alınan, bu şekilde aşamalarda değerlendirilen olay ve delillere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması durumunda, CMK'nın 318. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne muhalifim.

Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.03.2022 gün ve 8-1 95... .03.2023 gün ve 35-113 yine, 04.05.2023 gün ve 574-272 ve yine 29.11.2023 gün ve 199-634 sayılı içtihatları ile diğer yerleşmiş kararlarında da, bu husus vurgulanmaktadır.

§