"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/51 E., 2021/189 K.
SUÇ : Gayri tabii mukarenette bulunmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mağdurlar ..., ..., ....., ... ve ...'e karşı 2010 yılı içerisinde gerçekleştirdiği eylemler yönünden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesi anlamında temyize konu olabilecek hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyizinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiin temyizi bakımından gayri tabii mukarenette bulunmak suçundan kurulan hükme hasren inceleme yapılmıştır.
Temyize konu gayri tabii mukarenette bulunmak fiilinin, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 20/1-ğ maddesinde disiplinsizlik hâli olarak düzenlenmesinin, sanık hakkında 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 153/2. maddesi kapsamında yargılanmasına engel teşkil etmediği ve fiilin 1632 sayılı Kanun'un 153/2. maddesinde herhangi bir değişikliğe uğramaksızın mevcudiyetini devam ettirdiği belirlenerek yapılan incelemede;
Ayrıntılarına Dairemizin 24.06.2025 tarihli ve 2022/80 39... /9627 Karar sayılı ilâmı ile (Kapatılan) Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 29.01.2015 tarihli ve 2014/118 Esas, 2015/13 Karar sayılı ilâmında yer verildiği üzere öncelikle zamanaşımı hususunun incelenmesi gerektiği göz önüne alındığında;
"Askerî cürümlerde dava ve cezanın nasıl düşeceği" başlıklı 1632 sayılı Kanun'un 49/A maddesinde, bir kısım askerî suçlar hakkında dava zamanaşımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanuna atıf ile (5237 sayılı Kanun) hesaplanacağı, dava zamanaşımı süresinin ise 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesinde, temelde soyut ceza sistemi dikkate alınarak düzenlendiği, ferî ceza niteliğindeki cezalarla ilgili 5237 sayılı Kanun'da herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, 5237 sayılı Kanun'un 66/7. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımının uygulanmadığı suçların sayısı genişletilmiş olmakla birlikte bu suçlar arasında "gayri tabii mukarenette bulunmak" suçunun yer almadığı, yine 1632 sayılı Kanun'un 153/2. maddesindeki suç için zamanaşımını düzenleyen bir hüküm olmamasının sanık aleyhine yorumlanamayacağı ve bu durumun sanığın "sürekli ceza davası tehdidi" altında kalmasına neden olacağı anlaşılmakla, yerleşik (Kapatılan) Askeri Yargıtay içtihatları doğrultusunda, sanık lehine olarak, olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde 8 yıl olarak tespit edildiği, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca bozma öncesi zamanaşımı süresini kesen son işlemin 29.09.2011 sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.