"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2230 E., 2025/435 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk derece
Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2024 tarihli kararı ile sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Anılan kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 25.06.2024 tarihli kararı ile, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanığın soyut beyanlarına dayanılarak beraatine karar verildiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Van 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi, 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında 19 adet cep telefonu ele geçirildiği ve bu nedenle üzerine atılı kaçakçılık suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında ilk derece Van 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinde Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından yapılan değerlendirmelerde arama işlemlerindeki hukuka aykırılık nedeniyle sanığın üzerine atılı suçtan, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ve fakat suça konu eşyaların 5237 sayılı TCK’nın 54/4 md. uyarınca müsaderesine yönelik kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz çoğunluğunca istinaf kararının onanması öngörülmüş ise de, aşağıdaki gösterilen gerekçe ile çoğunluğun bu yöndeki kararına iştirak edilmemiştir.
Çünkü;
Sanık ...’a isnad edilen suçla ilgili olarak kolluk tarafından düzenlenen 21.08.2023 tarihli tutanağa göre; Van ..... Caddesi..... Kavşağı istikametinde elinde pembe poşet bulunan şahsı şüpheli şekilde yürürken gördükleri, sanığın takip edildiğinde .... Caddesi üzerinde bulunan .... İş Merkezine girerken durdurulup kimlik kontrolü yaptıkları ve sonrasında elindeki poşette ne olduğunu sordukları, sanığın kendi beyanlarıyla 19 adet ... kaçağı cep telefonunun ele geçirildiği olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin yerleşik uygulamalarında yapılan hukuki değerlendirmeler ve varılan sonuçlarında belirtildiği gibi; 2559 sayılı PVSK'nın Ek 4. maddesi uyarınca hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit edip muhafaza altına almakla görevli ve yetkili olan kolluk görevlilerinin gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenime göre; elinde pembe poşet bulunan sanığın davranışlarından şüphelenerek oluşan bu makul sebep nedeniyle sanığı durdurdukları, oluşan bu yeterli şüphe nedeniyle PVSK'nın 4/A maddesinin verdiği yetkiye dayalı olarak alınması gereken tedbirler kapsamında, sanıktan suç konusu telefonların ele geçirildiği, sanığın suçun konusu ve delili olan kaçak telefonlarla birlikte yakalanması nedeniyle CMK'nın 2. maddesinin (j) bendi ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 4. maddesinde tanımı yapılan 'suçüstü' hâlinin mevcut olduğu, yine PVSK'nın Ek 6. maddesini açıklayıcı nitelikte olan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 8. maddesinin (f) bendindeki düzenlemeye göre de; suçüstü halinde ayrıca bir arama emri ya da karar alınmasına gerek bulunmadığı, kaldı ki somut olayda sanık ...'a, görevlilerce sorulduğunda elindeki poşetin içerisinde kaçak telefon olduğunu söylemesi göz önüne alındığında, görevlilerce eşyanın bulunduğu yerden çıkarılıp elkonulmasının; 'gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma' anlamlarına gelen arama işlemi olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan telefonların ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği kabul edilmelidir. Keza, sanığa isnat edilen suçta sanığın ikrarı, telefonların yabancı menşeili olduğuna dair yapılan araştırma ve bilirkişi raporu, dosyanın diğer delilleri olup, ilk derece mahkemesinin sanığı mahkumiyete götüren delilin sadece arama kararının olmaması da nazara alınmalıdır.
Kısaca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairelerin istikrar kazanmış kararlarında belirtildiği gibi kolluk tarafından kanundan kaynaklanan kimlik kontrolü yetkisi sırasında şüphe üzerine durdurulan kişinin mesleki bilgi ve tecrübesi ile şüphelendiği poşet içinde ne olduğunu sorması bir arama faaliyeti olmadığı gibi, ele geçirilen eşyanın kayıtsız ... kaçağı cep telefonu olması, miktarı ve çeşitliliği nazarıyla ticari mahiyet arz ettiğinden sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerekeceği düşüncesiyle Dairemiz çoğunluğunun beraate yönelik onama görüşüne karşı oy yazmak gerekmiştir. 31.03.2026