"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1948 E., 2025/63 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Sanık hakkında hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2019/35 Esas, 2019/247 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine, 3 yıl 4 ay hapis ve 16.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, eşya ve nakil aracının müsaderesine, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir.
2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2022/815 Esas, 2022/1021 Karar sayılı kararı ile katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine;
"1-Sanığın iddianamede yer almayan 5607 sayılı Kanunun 3/5. maddesinden ek savunması alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 19/11/2019 tarihli, 2019/4046 esas ve 2019/37340 sayılı kararı uyarınca imha edilenler dahil olmak üzere dava konusu kaçak eşyanın tümünün müsaderesine karar verilmesi yerine imha edilenler dışında geri kalanının müsaderesine karar verilmesi,
3- 08/12/2018 tarihli olayda suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibariyle "fahiş" olduğu dikkate alınarak sanığın cezasından 5607 sayılı Kanunun 3/22. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi,
4-TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
5-Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddesinin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de ilk derece mahkemesine ait bulunması zorunluluğu,
6-Sanığın tekerrüre esas alınan 5607 sayılı Kanuna aykırılık suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmü yönünden, 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler nedeniyle uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak, yapılmamış olması halinde yapılması temin edilerek, uyarlama neticesinde ortaya çıkacak duruma göre tekerrür hükümlerinin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli ve 2022/373 Esas, 2023/217 Karar sayılı kararı ile, sanığın mahkûmiyetine, 5 yıl hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, eşya ve nakil aracının müsaderesine, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir.
4. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.01.2025 tarihli ve 2024/1948 Esas, 2025/63 Karar sayılı kararı ile sanık müdafinin istinaf istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, tutanak tanıkları dinlenilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, varsayımla ceza verildiğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine, nakil aracının müsaderesine esas bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere; "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi
olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemelerince hükmün bozulmasına karar verilen hâllerde bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmekte olup, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır.
5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması söz konusu olacaktır."
Bu nedenle;
Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 21.01.2025 tarihli ve 2024/1948 Esas, 2025/63 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı, Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen ilk karar olan 24.09.2019 tarihli ve 2019/35 Esas, 2019/247 Karar sayılı hüküm ile ilgili olarak yapılan istinaf istemi üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp, duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 21.01.2025 tarihli ve 2024/1948 Esas,2025/63 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.