Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2025/4596 E. 2026/335 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/886 E., 2023/2117 K.

SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

Sanık ..., müdafiinin temyiz istemi yönünden; temyiz isteminin temyiz sebebi içermediği,

Diğer temyiz istemleri yönünden yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2011/302 Esas, 2022/22 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan ayrı ayrı beraatlerine, sanık ... hakkında 5411 sayılı Kanun gereği nitelikli zimmet suçundan anılan Kanun'un 160/2. maddesi gereğince neticeten 12... ay hapis, 6.980.872,14 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, banka zararının sanıktan tahsiline dair karar verilmiştir.

B. İstinaf

Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2022/886 Esas, 2023/2117 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan .. Bankası A.Ş. vekili ve katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (...) vekili ile sanık ... müdafiin istinaf başvurularının incelenmesinde, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz istemi; beraat eden sanıklar yönüyle eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi, sanık ... yönüyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması yerine her eylem için ayrı hüküm kurulması gerektiği, banka zararı açısından eksik araştırma yapılması, eksik ceza tayin edilmesi ve re'sen sebepler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilinin temyiz istemi; münhasıran sanık ... aleyhine, üst hadden hüküm tesisi gerektiği ve takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olması sebepleri ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

3.Sanık ... müdafiin temyiz istemi; zimmet miktarının denetime elverişli şekilde netleştirilmemesi, zimmet suçunun oluşmadığı, oluştuğunun kabulü halinde ise basit zimmet suçunu oluşturacağı, eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi ve re'sen sebepler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Hükümler Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla, katılan .. .. .. Bankası A.Ş. vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Hükümler Yönünden

5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 162. maddesinde yer alan, "Bu Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı

başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir." şeklinde düzenleme gereğince, bu suçla ilgili soruşturma ve kovuşturma yapılması kurum tarafından yazılı başvuruda bulunulması şartına bağlanmış olup, bu şart muhakeme şartı niteliğindedir.

Dosya kapsamına göre 11.06.2012 tarihli iddianame ile sanıklar ... ve ... hakkında bankacılık zimmetine iştirak suçu yönüyle açılan ve birleştirilen davada, anılan iddianameye konu eylemlere ilişkin kanuni soruşturma raporu bulunmadığı gibi, ilgili bankanın veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun da herhangi bir şikâyeti ve yazılı başvurusu bulunmadığından muhakeme şartının gerçekleşmediği, anılan iddianamenin ilgili banka ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna tebliğ edilmediği de gözetilerek, sanıklar hakkında bankacılık zimmetine iştirak suçundan düzenlenen 11.06.2012 tarihli iddianameye konu eylemler ve sanıklar yönüyle .. Bankası A.Ş. veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun yazılı başvuruda bulunup bulunmayacağının belirlenmesi, yazılı başvuruda bulunulması halinde 11.06.2012 tarihli iddianamede yer alan eylemler yönüyle kanuni soruşturma raporu da düzenlendikten sonra hüküm tesisi yerine yargılamaya devamla beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden

Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumuna ait grafolojik incelemeye ilişkin rapora göre, ... ...'e ilişkin 12.05.20 09... .05.2009 tarihli tediye fişlerindeki imzanın mudinin eli ürünü olduğunun tespit edildiği, dava konusu ... ...'a ait dava konusu 09.12.2009 tarihli tediye fişi üzerindeki imzanın mudinin eli ürünü olup olmadığı tespit edilememiş ise de; tediye fişi ile mevduat hesap sözleşmesi aslı üzerinde yapılan incelemede, imzanın mudinin kartonetteki imzasıyla örtüşmesi nedeniyle, sanık ... ile mudiler ... ve ... bu hususta yeniden dinlenilerek, mudilerin daha önce rızayla imzalayıp teslim ettikleri ya da sanık tarafından kandırılarak alınmış boş tediye fişi olup olmadığı tespit edilerek, ... tarafından rıza ile imzalanmış ve mudinin rızası ile kullanılmış olması halinde sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu, hileli davranışlarla kandırılarak boş tediye fişi alınması durumunda sanığın eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi,

Kabule göre ise;

1-Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarına göre tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;

Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde ... imzası yok ise, eylem basit zimmet,

Mudiyi yanıltarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanılıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekilerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet,

Tediye fişine ... yerine sahte imzalar atılmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.

Bu bilgiler doğrultusunda somut olayda, dosyada mevcut bilirkişi heyeti raporundaki değerlendirmeler hükme esas alınarak eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun kabulü ile hüküm kurulmuş ise de; Dairemizde temyiz incelemesi sırasında, hesap kartonet asılları ve tediye fişlerinde yapılan incelemede, mudiler ...'a ilişkin 19.11.20 09... -.. fiş numaralı, ...'a ilişkin 09.12.20 09... -.. fiş numaralı, ...'a ilişkin 14.12.20 09... -.. fiş numaralı, ...'e ilişkin 12.05.20 09... -.. fiş numaralı ile 28.05.20 09... -.. fiş numaralı ve ...'a ilişkin 19.11.2009 4-.. fiş numaralı ile 20.11.20 09... -.. fiş numaralı eylemlerin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu anlaşılmakla anılan işlemler açısından nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulması, dava konusu diğer işlemlerin ise basit zimmet suçu kapsamında kalması nedeniyle 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesi gereği 3 kat adli para cezasının tayininde dikkate alınmaması gerektiğinin gözetilmemesi,

2-5411 sayılı Kanun'un 160/2-1. cümlesine göre nitelikli zimmet suçunda ödenmeyen banka zararının 3 katı adli para cezası verileceğinin düzenlendiği, Dairemizde temyiz incelemesi sırasında yapılan inceleme neticesinde nitelikli zimmet olduğu kabul edilen işlem tutarının 1.525.724,00 TL olduğunun tespit edildiği, katılan bankanın 18.11.2021 havale tarihli cevabi yazısına göre iade tutarının ise 3.214.674,14 TL olduğunun belirtildiği, sanık lehine yorumla yapılan iadenin nitelikli zimmet miktarına hasredilmesi gerektiği, buna göre de nitelikli zimmete konu miktarın ödenmiş olduğunun kabul edilmesi gerekeceğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında yalnızca gün adli para cezasına hükmedileceği gözetilmeden ödeme harici kalan banka zararının üç katı tutarı adli para cezasına hükmolunması,

3-... ...'a ait 26.12.2008 tarihli 21.970 Euro tutarlı işleme ilişkin şikâyet ve yazılı başvuru olmadığı, yargılamanın 20. celsesinde katılan banka vekili tarafından ... ...'ın hesabından gerçekleşen zimmet ile ilgili tespitlerin sonradan yapıldığı ve herhangi bir şikayet yapılmadığının beyan edilmesi karşısında, anılan mudiye ilişkin muhakeme şartı gerçekleşmediğinden işlemin yargılamaya konu olamayacağı ve zimmet tutarına dahil edilemeyeceği gözetilmeden hüküm tesisi,

4-11.06.2012 tarihli iddianameye konu, sanık tarafından dosya sanıkları ... ve ...'ya 30.10.2008 - 29.01.2009 tarihleri arasında gönderildiği iddia edilen paralar yönüyle iddianamede suç ve sevk maddesi olarak tefecilik suçu ve maddesi yazılmış ise de, iddianamedeki eylemin anlatımına göre sanığın eyleminin zimmet suçunu oluşturabileceği, ancak 11.06.2012 tarihli iddianamede yer alan eylemler ve bu eylemlere ilişkin sanık yönüyle ilgili bankanın veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun da herhangi bir şikâyeti ve yazılı başvurusu bulunmadığından muhakeme şartının gerçekleşmediği, ayrıntıları ilâmın (B-2) paragrafında belirtildiği şekilde ...Bankası A.Ş. veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun yazılı başvuruda bulunup bulunmayacağının belirlenmesi, yazılı başvuruda bulunulması halinde 11.06.2012 tarihli iddianamede yer alan eylemler yönüyle kanuni soruşturma raporu da düzenlendikten sonra hüküm tesisi yerine, sanık ...'in mahkûmiyetine konu zimmet eylemlerinin 12.05.2009 tarihinde ... ...'in hesabından nakit çekim işlemi ile başladığı gözetilmeden, hükmün gerekçesinde mudilerin hesabından nakit çekim yoluyla zimmete geçirdiği tutarları 30.10.2008 - 29.01.2009 tarihleri arasında ... ve ...'ya aktardığının kabulü ile dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile hükmün karıştırılması,

5-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, zimmete konu son eylem tarihi olan 13.01.2010 yerine 14.12.2009 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

A. Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden

Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık ile müdafiin yokluğunda verilen ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen kanuni süre içerisinde, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun'un 295/1. maddesinde 7 günlük kanuni süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Hükümlere Yönelik Katılan ...Bankası A.Ş. Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde (B-1) paragrafında açıklanan nedenlerle katılan ...Bankası A.Ş. vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

C. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Hükümler Yönünden Katılan ...Bankası A.Ş. Vekilinin, Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden Sanık ... Müdafii, Katılan ...Bankası A.Ş. Vekili ve Katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (B-2 ve 3) paragraflarında açıklanan nedenlerle katılan ...Bankası A.Ş. vekili, katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekili ile sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesinin (a) bendi uyarınca takdîren Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde karar verildi.

§