"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1544 E., 2025/3 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet, eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İlk Derece Mahkemesi tarafından suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçu işlediğinden bahisle mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. İstinaf Aşaması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiin istinaf başvuruları üzerine duruşmasız yapılan yargılamada, Bölge Adliye Mahkemesi
tarafından suça sürüklenen çocuk hakkında davanın zamanaşımına uğradığından bahisle düşme şeklinde hükmün düzeltilerek esas reddine karar verildiği, kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi sonrası Dairemizce davanın zamanaşımına uğramadığı belirtilerek bozulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan yargılamada 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetten mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi kararı verildiği anlaşılmıştır.
II.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuk hakkında eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, zamanaşımının dolduğuna, arama işleminin usule uygun olmadığına ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Olayın oluş şekli, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunması, ele geçen kaçak eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, suça sürüklenen çocuk müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III.KARAR
"Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünde açıklanan nedenlerle, suça sürüklenen çocuk müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 3 02... . maddelerinde
gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 13.01.2026