Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2025/2590 E. 2026/296 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/115 E. 2024/321 K.

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayların oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 49/2. maddesinde, bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının kısa süreli hapis cezası olarak tanımlandığı, 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinde ise kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların düzenlendiği, anılan düzenlemeler karşısında sanık hakkında hükmedilen 1 yıl 15 gün hapis cezasının kısa süreli hapis cezası olmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a bendi gereği hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,

2. 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesine ilişkin düzenleme uyarınca, sanık hakkında temel cezanın belirlenmesinden sonra zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılması, devamında eşyanın değerinin pek hafif olması nedeniyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/23. maddesi uyarınca indirim yapılması yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,

3. 20.08.2014 tarihli eylem yönüyle birleştirme kararı verildiği ve sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulduğu halde, hüküm fıkrasının sonunda birleşen dosya yönüyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hükmün karıştırılması,

4. 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının sanık tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği de gözetilerek, dava konusu her ki olayda ele geçen kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerlerinin iki katı tutarlarının toplamının ihtarı yerine, yalnızca 09.07.2014 tarihinde sanıktan ele geçirilen 420 paket kaçak sigara için etkin pişmanlık ihtarı yapılması,

5. Takdiri indirim uygulanması ve kaçak eşyanın müsaderesi sırasında uygulanan maddelerin ilgili fıkralarının yanlış gösterilmesi ile müsadere sırasında delalet maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

6. Katılan ... İdaresi kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre ise;

5237 sayılı Kanun'un 50/1-a bendi uyarınca öncelikle hapis cezasının gün karşılığının belirlenmesi ve 1 yıl 15 gün hapis cezasının 380 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan 1 yıl 15 gün karşılığı olarak 7.500,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.01.2026 tarihinde karar verildi.

§