Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2025/1416 E. 2026/3970 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/436 E., 2024/1286 K.

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

SUÇ TARİHLERİ : 21.05.2020-13.06.2020

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararın kaldırılarak;

a) 21.05.2020 tarihli eylem bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraat, 5326 sayılı Kabahatler

Kanunu'nun 20/2-c maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle idari

yaptırım uygulanmasına yer olmadığı, ele geçen eşyaların mülkiyetinin

kamuya geçirilmesi b) 13.06.2020 tarihli eylem bakımından

mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ

A.İlk Derece

Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2023 tarihli ve 2021/268 Esas, 2023/978 Karar sayılı kararı ile sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi gereği beraatine, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 20/2-c maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresi dolduğundan idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına, suça konu eşyanın 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun)

8/9. ve 5326 sayılı Kanun'un 18/1. maddesi uyarınca mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmiştir.

B.İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 25.06.2024 tarihli ve 2024/436 Esas, 2024/1286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince sanığın beraatine ilişkin olarak verilen hükmün kaldırılarak, sanık hakkında 21.05.2020 tarihli eyleme ilişkin açılan kamu davasında, sanığın aracında yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu, işyerinde yapılan aramada ele geçen eşya yönünden ise eylemin kanunda suç olarak tanımlanmadığı anlaşıldığından, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a,e maddeleri gereği beraatine, 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesi uyarınca zamanaşımı süresi dolduğundan idari para cezası verilmesine yer olmadığına, ele geçen ürünlerin 4733 sayılı Kanun'un 8/9. ve 5326 sayılı Kanun'un 18/1. maddesi uyarınca mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmiştir. Sanık hakkında 13.06.2020 tarihli eyleme ilişkin açılan kamu davasında ise sanığın işyerinde ve ikametinde ele geçen eşyalar yönünden eylemin kanunda suç olarak tanımlanmadığı anlaşıldığından 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesi uyarınca zamanaşımı süresi dolduğundan idari para cezası verilmesine yer olmadığına, ele geçen ürünlerin 4733 sayılı Kanun'un 8/9. ve 5326 sayılı Kanun'un 18/1. maddesi uyarınca mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmiştir. Sanığın ikametgahında 13.06.2020 tarihinde ele geçen nargile tütünleri yönünden ise, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18, 3/23. ve 5/2-a maddeleri ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 50/1-a, maddeleri gereği sanığın 5 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafin temyiz istemi, istinaf mahkemesince sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğuna, olay tarihi itibarıyla yerli menşeili ürünlerin 5607 sayılı Kanun kapsamında kalmadığına, şartları oluştuğu takdirde 4733 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebileceğine, 13.06.2020 tarihli olay ile ilgili bilirkişi ek raporu , emsal Yargıtay kararları ile birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın ikametgahında üzerinde çeşitli gıda maddelerinin markalarının yazılı olduğu kutular içerisinde değişik aromalarda nargile tütünü ele geçirildiğine, sanığın bu ürünleri ticari maksatla bulundurmadığına, yargılama konusu eşyaların kişisel kullanım sınırları içerisinde olduğuna, sanığın üzerine atılı ''kaçakçılık suçunu'' işlediğine dair savunmanın aksini kanıtlar her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeterli somut delil olmadığına, sanığın eylemi idari yaptırım konusu olabileceğinden suç oluşturmadığına, ceza yargılamasının temel ilkesi olan masumiyet karinesi çerçevesinde sanığın bu şüpheden yararlanması gerektiğine, adil yargılanma ilkesine açıkça aykırılık içeren ve eksik inceleme sonucunda varılan hükmün yasaya ve evrensel hukuk ilkelerine aykırılık içerdiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, bu nedenlerle mahkûmiyet kararının bozulması talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte

gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı ve suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Hükmün (5) numaralı fıkrasında sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla ödemiş olduğu miktardan nargile tütünlerinin gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının mahsubu ile bakiye kısmın sanığın isteği halinde iadesine karar verilirken sanığın 13.06.2020 tarihli eyleminde ele geçen 27.600 adet makaronun gümrüklenmiş değerinin iki katının da mahsubunun gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

III.KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince kurulan hükmün, (5) numaralı fıkrasına "nargile tütünlerinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve 27.600 adet makaronun" ibaresinin eklenmesi ve devamında "3.039,26 TL" ve "16.458,14 TL" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine "13.311,20 TL" ve "6.486,20 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde karar verildi.

§