"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/267 E., 2024/315 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama
Suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz istemi yönünden; suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı 15.02.2024 tarihinde tefhim edilen hükmün 1 haftalık yasal süreden sonra 25.03.2024 tarihinde temyiz edilmesi nedeniyle temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiin temyiz istemleri yönünden; sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I-Suça Sürüklenen Çocuk ...'ın Temyiz İstemi Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı usulüne uygun 15.02.2024 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 25.03.2024 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II-Katılan ... İdaresi Vekili ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden
Olayın oluş biçimi, sanık ve suça sürüklenen çocukların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık ve suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Hapis cezası ertelenen sanığa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51/7. maddesi gereği, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğine dair ihtarda bulunulması gerekirken, Mahkemece tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi,
2.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinde yer alan “Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar.” şeklindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'da para cezalarının içtimasının düzenlenmediği gibi doğrudan verilen adlî para cezası ve hapisten çevrilen para cezalarının da farklı infaz rejimlerine tabi oldukları nazara alındığında, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/11-son maddesi delaletiyle 3/10, 4/2 ve 3/ 23... sayılı Kanun'un 31/3, 62/1 ve 50/3. maddeleri uyarınca hapisten çevrilen 365 gün karşılığı adlî para cezası ile doğrudan verilen 150 gün karşılığı adlî para cezasının günlüğü 20,00 TL paraya çevrilmeleri sonucunda 7.300,00 TL ve 3.000,00 TL adlî para cezası olarak ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, gün karşılığı belirlenen adlî para cezaları toplanmak suretiyle sonuç olarak bulunan 515 gün karşılığı adlî para cezasının günlüğü 20,00 TL'den paraya çevrilmesi sonucunda suça sürüklenen çocukların 10.300,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi,
3.Davaya konu kaçak akaryakıt hakkında 29.01.2014 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, kaçak eşyanın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemesi halinde ise, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4.Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılan ... İdaresi lehine karar tarihi itibarıyla verilen vekalet ücretinin sanık ve suça sürüklenen çocuklardan eşit oranda alınmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.01.2026 tarihinde karar verildi.