"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/269 E., 2022/1020 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Zincirleme suça konu olan eylemlerden 2022/269 Esas sayılı asıl dava dosyasında yer alan eylemin toplu kaçakçılık suçu, 2020/304 Esas sayılı birleştirilmesine karar verilen dava dosyasında yer alan eylemin ise bireysel kaçakçılık suçu kapsamında olduğu ve sanığın zincirleme kaçakçılık eylemlerinin toplu kaçakçılık olarak teselsül etmediği anlaşılmakla; sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele
Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5.maddesi gereğince belirtilen cezadan öncelikle aynı Kanun'un 4/2.maddesi uyarınca artırım yapılıp sonrasında belirlenen cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1.maddesi uyarınca artırım yapılırken, 5607 sayılı Kanun'un 4/2.maddesi uygulanmadan bulunan ceza üzerinden artırım yapılması yerine toplu kaçakçılıktan verilen cezadan artırım yapılması, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükümden (1) numaralı fıkranın (3) numaralı bendi çıkartılarak yerine "Sanığın zincirleme kaçakçılık eylemlerinin toplu olarak teselsül etmediği anlaşılmakla, 5607 sayılı Kanun'un 3/5.maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl hapis ve 5 gün adlî para cezası üzerinden zincirleme suç kapsamında 5237 sayılı Kanun'un 43/1.maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak sanığın 1 yıl 9 ay hapis ve 8 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına", ifadesinin eklenmesi, aynı fıkranın (4) numaralı bendinde yer alan "1 yıl 6 ay 22 gün hapis" ifadesi çıkartılarak yerine "1 yıl 5 ay 15 gün hapis" ifadesinin eklenmesi ve aynı fıkranın (4) numaralı bendinden sonra gelmek üzere "Sanığa verilen 6 gün adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2.maddesi gereği sanığın ekonomik durumu ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak 1 gün karşılığı takdiren 20,00 TL'den hesaplanmak suretiyle 120,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına," ifadesinin suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.01.2026 tarihinde karar verildi.