Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2023/18754 E. 2026/646 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/773 E., 2020/1003 K.

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Bozma sonrası Mahkemece dinlenen sanığın etkin pişmanlık hususunda ödeme iradesi göstermemesi nedeniyle Tebliğname'deki (1) numaralı bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.

Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3/1. maddesi ve 61. maddesi uyarınca hakça oranda teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayin edilmişse de, bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Suçta kullanılan nakil aracının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması ve kanun iadesinin sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, kanun iadesi sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hükmün nakil aracının müsaderesine ilişkin 11. maddesinde yer alan "...MÜSADERESİNE" ibaresinden önce gelmek üzere "5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi, hükmün yargılama giderlerine ilişkin 14. maddesinin hükümden çıkartılarak yerine gelmek üzere "Kanun iadesi öncesi yapılan 320,17 TL. yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına, kanun iadesi sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise kanun iadesinin sanık lehine olması sebebiyle Devlet Hâzinesi üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.

§