"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/38 E., 2023/446 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın ... kapısından ticari miktar ve mahiyette sıvı nikotin sokmaya çalışırken yakalanması, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizin 08.11.2022 tarihli bozma ilâmı içeriği doğrultusunda alınan ve hükme de esas kabul edilen 03.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu sıvı nikotinlerin 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'un (4207 sayılı Kanun) 2/6. maddesi kapsamında tütün ürünü tanımına uyduğundan bahisle tütün mamulü olduğunun belirtilmesi nedeniyle sanığın eylemine uyan 6545 sayılı 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/10. maddesi tatbik edilerek cezada artırım yapılmış ise de;
Konuya ilişkin mevzuat hükümlerinin irdelenmesinde;
4207 sayılı Kanun'un 2/6. maddesinde ''Bu Kanunun uygulanmasında ''tütün ürünü'' ibaresi tüttürme, emme, çiğneme ya da buruna çekerek kullanılmak üzere üretilmiş, hammadde olarak tamamen veya kısmen tütün yaprağından imal edilmiş maddeyi ifade eder. Tütün içermeyen ancak tütün mamulünü taklit eder tarzda kullanılan her türlü nargile ve sigara, tütün ürünü kabul edilir.'' şeklinde,
4733 sayılı Tütün ve Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 9. maddesine dayanılarak hazırlanan 04.11.2010 tarihli ve 27749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tütün Mamullerinin Üretim ve Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin (ü) bendinde 'Tütün mamulü: Tütünün tamamen veya kısmen hammadde olarak kullanılması ile üretilen, tüttürme yoluyla içme, burna çekme, emme ya da çiğneme amaçlı tüm ürünleri ... ifade eder.'' şeklinde,
4207 sayılı Kanun, 4733 sayılı Kanun ve 25.11.2004 tarihli ve 5261 sayılı Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun'a dayanılarak hazırlanan ve 01.03.2019 tarihli ve 30701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tütün Mamullerinin Üretim Şekline, Etiketlenmesine ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının bb) bendinde ''Tütün mamulü: Tütünün tamamen veya kısmen hammadde olarak kullanılması ile üretilen, tüttürme yoluyla içme, burna çekme, emme ya da çiğneme amaçlı tüm ürünleri ... ifade eder.'' şeklinde düzenlendiği,
5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesinde ise tütün ürününden değil de tütün mamulünden söz edildiği, 5607 sayılı Kanun'un uygulanmasında suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği tütün mamulü tanımının yapıldığı 04.11.2010 tarihli ve 27749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tütün Mamullerinin Üretim ve Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin (ü) bendinde ve 01.03.2019 tarihli ve 30701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tütün Mamullerinin Üretim Şekline, Etiketlenmesine ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının bb) bendinde yer alan tütün mamulü tanımının esas alınması gerektiği, buna göre de; eşyanın tütün mamulü olarak değerlendirilebilmesi için tütünün tamamen veya kısmen hammadde olarak kullanılması ile üretilmiş olmasının gerektiği, hükme esas alınan raporun bu konuda uzmanlığı bulunmayan gıda mühendisi tarafından tanzim edildiği ve dava konusu eşyanın tütünün tamamen veya kısmen hammadde olarak kullanılması ile üretilmiş olup olmadığı hususunda görüş içermediği anlaşılmakla, belirtilen konuda tütün teknoloji mühendisi bilirkişiden rapor alınarak neticesine göre hüküm kurulması yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.