"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/85 E. , 2021/557 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın elinde bulunan beyaz poşet ile sokak üzerinde yürüdüğü sırada, poşetin ebatının küçük olması nedeniyle dış görünüş itibarıyla içerisinde cep telefonu bulunduğu değerlendirilip, poşet içerisinde 30 adet ... kaçağı cep telefonu ele geçirildiği kabul edilen olayda; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü
kurulamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında ... kaçakçılığı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılama sürecinde Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın suça konu edilen 30 adet Samsung marka ... kaçağı cep telefonu yakalandığı ve üzerine atılı suçu işlediğinin bahisle açılan kamu davasının yargılaması sonucu sanığın suçu sabit görülerek mahkumiyetine dair verilen kararın temyiz incelemesinde Dairemiz çoğunluk görüşünce sanıktan elde edilen eşyalarda aramanın usulsüz olduğundan, sanığın beraat etmesi gerekeceği yönündeki çoğunluk görüşüne yapılan işlerde arama kararına gerek bulunmaması nazarıyla iştirak edilmemiştir.
Çünkü;
Sanık ...’e isnad edilen suçla ilgili olarak kolluk tarafından düzenlenen 23.05.2014 tarihli tutanağa göre; sanığın elinde beyaz bir poşetle sokak üzerinde yürüdüğü ancak elinde bulunan poşetin küçük olması nedeniyle içerisindeki eşyanın görüntü itibari ile cep telefonu olduğu değerlendirildiği, şüphe üzerine sanığa kimlik kontrolü sonrasında elindeki ağzı açık vaziyette bulunan poşet içerisinde ne olduğunu sordukları ve sanığın kendi beyanlarıyla 30 adet kaçak cep telefonunun ele geçirildiği olayda; 2559 sayılı PVSK'nın Ek 4. maddesi uyarınca hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit edip muhafaza altına almakla görevli ve yetkili olan kolluk görevlilerinin gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenime göre; elinde beyaz poşet bulunan sanığın davranışlarından şüphelenerek oluşan bu makul sebep nedeniyle sanığı durdurdukları, oluşan bu yeterli şüphe nedeniyle PVSK'nın 4/A maddesinin verdiği yetkiye dayalı olarak alınması gereken tedbirler kapsamında, sanığın elindeki poşet kontrol edildiğinde suç konusu telefonların ele geçirildiği, sanığın suçun konusu ve delili olan kaçak telefonlarla birlikte yakalanması nedeniyle CMK'nın 2. maddesinin (j) bendi ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 4. maddesinde tanımı yapılan 'suçüstü' hâlinin mevcut olduğu, yine PVSK'nın Ek 6. maddesini açıklayıcı nitelikte olan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 8. maddesinin (f) bendindeki düzenlemeye göre de; suçüstü halinde ayrıca bir arama emri ya da karar alınmasına gerek bulunmadığı, kaldı ki somut olayda sanık ...'e, görevlilerce sorulduğunda elindeki beyaz poşetin içerisinde kaçak telefon olduğunu söylemesi göz önüne alındığında, görevlilerce eşyanın bulunduğu yerden çıkarılıp elkonulmasının 'gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma' anlamlarına gelen arama işlemi olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla suçun delili ve
konusunu oluşturan telefonların ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği kabul edilmelidir.
Kısaca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairelerin istikrar kazanmış kararlarında belirtildiği gibi kolluk tarafından kanundan kaynaklanan kimlik kontrolü yetkisi sırasında şüphe üzerine durdurulan kişinin mesleki bilgi ve tecrübesi ile şüphelendiği poşet içinde ne olduğunu sorması bir arama faaliyeti olmadığı gibi, ele geçirilen eşyanın kayıtsız cep telefonu olması, miktarı ve çeşitliliği nazarıyla ticari mahiyet arz ettiğinden, sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerekeceği düşüncesiyle Dairemiz çoğunluğunun beraate yönelik bozma kararına karşı oy yazmak gerekmiştir. 05.02.2026