"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/234 E., 2021/546 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
İddianamede nakil vasıtasının müsaderesi talep edilmediği gibi Mahkemece de nakil aracı ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmaması nedeniyle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi bu yönüyle inceleme dışı bırakılarak katılan ... İdaresi vekilinin diğer temyiz talepleri ile sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı,
fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 30.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin 04.12.2013 olduğu,
Sanık hakkında aynı tür suçtan açılan ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 29.05.2025 tarihli ve 2025/1737 Esas, 2025/2002 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilen Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/4 96... /511 Karar sayılı dosyasında 19 nolu eylem yönünden suç tarihinin 28.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin 05.11.2014 olduğu anlaşılmakla,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son cümlesi yollamasıyla 3/5. maddesi gereği belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasından 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi gereği 1/2 oranında arttırım yapılarak sanığın "1 yıl 15 ay hapis cezasıyla" cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, Mahkemece maddi hesap hatası yapılarak "2 yıl 3 ay hapis cezasıyla" cezalandırılmasına karar verilmesi,
3.Bozma öncesi verilen 15.07.2014 tarihli hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmış olup, temyiz incelemesine konu 05.10.2021 tarihli hükümde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son cümlesi gereğince sanığın cezada kazanılmış hakkı korunarak hükmolunan cezanın 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
4.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağı ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden, talimat mahkemesi tarafından sanığa tebliğ edilen ihtaratta tutarı ödemesi halinde cezasında uygulanacak indirim oranının açıkça belirtilmemesi suretiyle sanığın yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
5.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 31100 sayılı, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
6.Sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları bakımından 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
7.Ele geçen kaçak sigaraların müsaderesi bakımından ek savunma hakkı verildiği anlaşılmakla, kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
8.Bozma ilâmı öncesi verilen kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi ve kararın sanık lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği gözetilmeden sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.