"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/420 E., 2021/300 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesinin delaletiyle aynı maddenin 5. ve 10. fıkraları uyarınca temel cezanın belirlenmesi ve eşyanın değerinin pek hafif olması nedeniyle cezada aynı Kanun'un 3/23. maddesi gereği indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine göre belirlenen temel cezadan sonra 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak hüküm kurulması,
2. 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında ihtarat yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerekirken, Mahkemece gönderilen tebligatta sanığa ödeme için süre verilmesi suretiyle yanıltılması ve ödeme yapmadığından bahisle 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
3.Sanık hakkında hem adli para cezası, hem de hapis cezasına hükmedildiği ve adli para cezaları için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51. maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı cihetle, erteleme hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
4.Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezası ertelendiği halde 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesine aykırı olarak hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.