Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2022/17607 E. 2026/832 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/1187 E., 2021/1097 K.

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Olay tarihinde ... ... Muhafaza Müdürlüğü ALO 136 ihbar hattına gelen ihbarda sanığa ait ... ilçesi, .. mahallesi, ... caddesi, .... Bey sokak ..... Muhtarlığı karşısında bulunan "....... ........" isimli iş yerinde kaçak sigara satıldığı ihbarı üzerine kolluk güçlerince gecikmesinde sakınca bulunan hal bulunduğundan Cumhuriyet savcılığından gündüzleyin bir defa arama kararı istenildiği, Cumhuriyet savcılığınca gecikmesinde sakınca bulunduğundan CMK 1 19... . maddelerince bir defa arama kararı verildiği, yapılan aramada 150 paket ... kaçağı sigara ele geçtiği, yapılan yargılama sonucu mahkemesince mahkûmiyet kararı kurulduğu, temyiz üzerine 7. Ceza Dairesince 18.05.2021 tarihinde 2018/18225 Esas, 2021/6116 Karar sayı ile "Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmasına rağmen arama kararında gecikmesinde sakınca bulunan halin gerekçelerinin belirtilmediği, yine dosya içerisinde bulunan 13.01.2015 tarihli arama tutanağının tarih ve saati incelendiğinde aramanın hafta içi mesai saatleri içerisinde yapılmış olması nedeniyle arama kararının savcılık tarafından verilemeyeceği, buna göre yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektiren başka bir delil elde edilemediğinden beraati" gerekçesi ile bozma kararı verildiği, bozma kararına uyan ilk derece mahkemesince beraat hükmü verilmiş, bu karar Heyetimizce oy çokluğuyla onanmıştır.

Beraat kararının atıf yapıldığı yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı hukuka ve kanuna aykırıdır.

Cumhuriyet savcısının yetki ve görevleri Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160/1 ve 2, 161/1,2 maddelerinde yazılmıştır.

Cumhuriyet savcısı ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar ve emrindeki kolluk güçleri marifetiyle delilleri toplar.

“CMK’nun en önemli özelliklerinden birisi muhakeme sürecinde soruşturma evresine ağırlık vermesi ve bu evrede Cumhuriyet savcısını öne çıkarmasıdır. CMK savcı merkezli düzenlenmiştir. Cumhuriyet savcısı soruşturmanın en başından itibaren yönlendiricisi, sevk edicisi ve idarecisidir.” ŞAHİN Cumhur, GÖKTÜRK Neslihan, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayınları, 14. Bası, sayfa 121.

Yine Yargıtay CGK’nun 04.12.2007 tarih ve 2007/2-247-257 sayılı ictihadında “Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır. Ancak soruşturma sırasında maddi gerçeğe ulaşmak için nasıl bir yol izleyeceğine ve hangi kanıtların toplanması gerektiğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Aslında suçların çeşitliliği ve toplumsal yaşamın karmaşıklığı göz önüne alındığında böyle bir düzenlemenin çok ta isabetli olmayacağı kuşkusuzdur. Cumhuriyet savcısının maddi gerçeğin ortaya çıkartılması amacına yönelik olarak hangi tür olaylarda hangi yolları takip edeceğine ilişkin mevzuatta bir açıklık bulunmamakla birlikte bu husus tamamen bilinmeyen bir konu da değildir. Daha önce karşılaşılan benzer olaylardaki hareket tarzı yoluyla kazanılan ve mesleki birikim olarak isimlendirilebilecek tecrübe, yargısal kararlar ve öğreti, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için Cumhuriyet savcısının yolunu aydınlatmaktadır.”

CMK 119. maddesinde “Hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının emriyle kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak konutta, işyerinde veya kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama Hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapabilirler.

Sonuç olarak, ceza soruşturmasının yürütülmesi, delillerin toplanması Cumhuriyet savcısının yetkisindedir. Arama kararı bir delil toplama faaliyetidir. Gecikmesinde sakınca bulunan hali zamanla sınırlamak mümkün olamayacağı gibi mesai saatlerini gecikmesinde sakınca bulunan hal dışında tasavvur etmek ve bu zaman diliminde yukarıda belirtilen kanunlarla Cumhuriyet savcısına münhasıran verilmiş yetkiyi yok saymak kanuna aykırıdır.

Ayrıca Cumhuriyet savcısından verilmiş arama kararındaki "gecikmesinde sakınca bulunduğunun belirtilmesi yeterli gerekçeyi içermesine rağmen, arama kararını sırf bu nedenle ve mesai saatlerini de kapsayacak şekilde verilmiş olmasının hukuka aykırı olarak kabul edilemeyeceği açıktır.

Yine kanuna uygun şekilde gerekçeli biçimde Cumhuriyet savcısınca verilmiş arama kararını sırf mesai saatlerinde verildiğinden bahisle yasak delil kabul etmek ceza hukuku mantığına da aykırıdır. Kanunları ilk elden uygulayan Cumhuriyet savcılarının somut olaya uygulama konusunda bir takdir aralıkları vardır, bu takdir aralığının aşıldığı açıkça anlaşılamadığından, Cumhuriyet savcısının verdiği arama kararını yasak delil olarak kabulü asla düşünülemeyeceği gibi hukuka aykırı da kabul edilemez. İnceleme konusu Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının mahkûmiyet gerektirdiğinden bozulması gereğiyle onama hükmü kuran sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. 04.02.2026

§