"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/330 E., 2021/722 K.
SUÇ : 5607 sayılı K açakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, müsadere, nakil araçlarının
iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Süre nedeniyle ret
I.Sanık ...'in Temyiz İstemine İlişkin Yapılan İncelemede;
Sanık ...’e gıyabi kararın 01.11.2021 tarihinde tebliğ edilerek, sanığın 03.11.2021 tarihinde süresi içerisinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1.Gerekçeli karar başlığında karar tarihinin 19.03.2021 yerine 22.03.2021 olarak yazılması,
2.Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1. maddesinin (b) bendinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; gerekçeli karar başlığının karar tarihine ilişkin kısmından ''22.03.2021'' ibaresinin çıkarılarak yerine gelmek üzere ''19.03.2021'' ibaresinin eklenmesi, hüküm 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “15.04.2020 tarihli, 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi, ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II.Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemine İlişkin Yapılan İncelemede;
Sanığa, yokluğunda verilen kararın, 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 21. maddesi uyarınca dosya kapsamına göre sanığın bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında bildirilen ".... Mah. 3719 Sokak No:21 ... Şanlıurfa" adresine tebliğ edilmesi gerekirken önceden bildirdiği adrese tebligat yapılması usulsüz olduğundan, sanık müdafiinin temyiz istemi süresinde kabul edilerek incelemede yapılmıştır.
Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık ... tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'un eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.04.2015, iddianame düzenleme tarihinin 06.07.2015 olduğu,
UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda, Dairemizin 2023/6583 Esas sırasında kayıtlı olan Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/259 Esas, 2021/1207 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 31.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 02.06.2015 olduğu,
Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin (b) bendinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Sanık hakkında hem hapis, hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
4.Dava konusu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi gerekirken imha edilenler hariç tutularak kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.