Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2022/17087 E. 2026/836 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/1482 E., 2021/1067 K.

SUÇ : 5607 sayılı K açakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi,

nakil aracının iadesi

Başaran

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

I.Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Yapılan Temyiz İncelemesinde;

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle

gereği düşünüldü:

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi kapsamında, kovuşturma aşamasında suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemesi halinde etkin pişmanlıktan yararlanacağı bildirilen sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği

anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

1.Hapis cezası ertelenen sanığa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 51/8. maddesi gereği, denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtaratının yapılmaması,

2.İsnat edilen suçu iştirak halinde işledikleri sabit olan sanıkların mahkûmiyetine karar verildiğine göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 326/2. maddesi gereği vekalet ücretinin sanıklara eşit olarak yükletilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, sanık ... hakkındaki hükmün, sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine ilişkin bendinin devamına "5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi gereğince denetim süresini iyi halli geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtarına" ibaresinin ve hükmün vekalet ücretine ilişkin bendinde "...sanıktan..." ibaresi çıkartılarak yerine "...sanıklardan eşit..." ibaresinin eklenmesi ile sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

I.Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Yapılan Temyiz İncelemesinde;

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'ın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.06.2015, iddianame düzenleme tarihinin 22.06.2015 olduğu,

Daha önce Dairemizin 04.04.2024 tarihli ve 2021/4476 Esas, 2024/3855 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Ankara (Gölbaşı) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/398 Esas, 2016/334 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 16.06.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 24.06.2015 olduğu,

Bu dosyadaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanık ...'ın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranının 1/3 olarak bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması,

3.Hapis cezası ertelenen sanığa 5237 sayılı Kanun’un 51/8. maddesi gereği, denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde ise cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtaratının yapılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.

§