Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2022/16970 E. 2026/401 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/1189 E., 2021/772 K.

SUÇ : 5607 sayılı K açakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar ... ile ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Yakalama ve muhafaza altına alma ve tespit tutanaklarına göre, sanık ...’in yüklü miktarda kaçak cep telefonu getireceği bilgisi üzerine, 11.10.2014 tarihinde, saat 17.00 sıralarında, sanık ...'in yolcu otobüsünden indikten sonra bindiği araç takibe alınarak, hakkında beraat hükmü kesinleşen sanık ...in sürücüsü bulunduğu, yanında babası sanık ... olduğu halde, kolluk görevlileri tarafından durdurulan kapalı kasa kamyonet araçta suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda, sanık ...’in kaçak cep telefonu bulunduğunu beyan ederek, bagaj kısmındaki valizi çıkartarak açıp göstermesi üzerine, valiz içerisindeki değişik markadaki toplam 223 adet kaçak cep telefonu ile 180 adet batarya ele geçirildiği; yine, sanık ...'in yüklü miktarda kaçak cep telefonu getireceği bilgisi üzerine, 10.12.2014 tarihinde, saat 13.20 sıralarında, yolcu otobüsünden inerek, bagajından aldığı valiz ile yolda yürüyen sanık ...'e, kolluk görevlileri tarafından, elindeki valizin içinde ne bulunduğunun sorulması üzerine, cep telefonu bulunduğunu beyan ederek açıp göstermesi üzerine, valiz içerisindeki değişik markadaki toplam 101 adet kaçak cep telefonu ve 90 adet batarya ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olaylarda; dosya kapsamına göre sanıklar ve kaçak eşyalar konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izninin de bulunmadığı, buna göre yapılan arama usul ve Kanun'a aykırı olup ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, Anayasamızın 38/6. maddesinin “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206/2-a, 217/2. ve 230/1. maddelerine göre hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeler karşısında; sanıklar hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanıklar ... ile ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§