Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2022/11091 E. 2026/933 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/102 E. 2021/998 K.

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/11049 Esas, 2020/16426 Karar sayılı ilâmıyla nakil aracının iadesi kararının onanmasına karar verilmesine karşın, temyize konu kararda bu konuda yeniden hüküm kurulması hukuken yok hükmünde kabul edildiğinden, katılan vekilinin araç müsaderesine yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Suça konu kaçak eşyanın tamamının ticari miktar ve mahiyette olduğu dikkate alınarak, suç tarihi ve

ele geçen eşyaların niteliğine göre, sanığın eyleminin kaçak toz şeker yönüyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/1. maddesi kapsamında, kaçak sigara ve alkollü içki yönüyle 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca ise sanığın eyleminin kül halinde 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 1. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/1, 3/10, 3/ 23... /2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle lehe Kanun'un tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3/22. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,

2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulünce ihtarat yapılmayan sanığa etkin pişmanlık ihtaratında suça konu kaçak eşyalarının tamamının gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, bozma sonrası sanığın savunması sırasında ödemenin yasal sonuçları bildirilmeden sadece ödeme hususunda beyanının alınması suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.

§