Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2022/11021 E. 2026/478 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/113 E. 2021/1008 K.

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Sanık müdafiin temyiz isteği yönünden; temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle sanık müdafiin yasa yoluna başvuru süresinde yanıltılmış olmasına rağmen, sanığın yüzüne karşı 27.04.2021 tarihinde verilen hükme yönelik, sanık müdafiin 15 günlük süre de geçtikten sonra 10.09.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunması nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I-Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden

Sanığın yüzüne karşı 27.04.2021 tarihinde verilen hükme yönelik, süresinden sonra 10.09.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu; hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re'sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II-Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

İddianamede nakil aracının müsaderesine ilişkin bir talep bulunmadığı gibi Mahkeme tarafından da temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.

Olayın oluş biçimi, sanığın savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Sanığın kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettirmesine karşın, bozmadan sonra avukata duruşma günü bildirilmeden yargılamaya devam edilmek suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,

2.Suç teşkil eden kaçak eşyanın tümü itibarıyla ticari miktar ve mahiyette olduğuna, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin kaçak cep telefonu yönüyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/1. maddesi kapsamında, kaçak sigara yönüyle ise 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca ise sanığın eyleminin kül halinde 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 1. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile ile 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/1, 3/10, 3/ 23... /2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle lehe Kanun'un tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3/22. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,

3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun şekilde ihtarat yapılmayan sanığa etkin pişmanlık ihtaratında suça konu kaçak eşyaların tamamının gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, bozma sonrası sanığın savunması sırasında ödemenin yasal sonuçları bildirilmeden sadece ödeme hususunda beyanının alınması suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla da ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,

4.İddianamede 5607 sayılı Kanun'un 4/4. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, Mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 21.01.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık müdafii ile katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun, sanıkta ele geçen 18 karton sigaranın Dairemiz uygulamalarına göre kişisel kullanım sınırlarında kalması, 200 adet cep telefonu yönünden de, suça konu telefonların sınır kapısından geçerken yakalanması nedeniyle, 5607 sayılı Yasanın 3/1 inci maddesindeki suçu olaşturduğu gerekçesiyle bozulması yerine, eylemin 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18 inci maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan bahisle yazılı gerekçelerle bozulması yerinde değildir. Şöyle ki;

17.05.2014 tarihli olay tutanağına göre, sanığın sürücüsü bulunduğu araç ile yurda giriş yapmak üzere ... ... sahasına geldiğinde araçta yapılan aramada 18 karton sigara, 200 adet cep telefonu ele geçirildiği olayda; sanığın aşamalardaki savunmasında sigaraları kişisel kullanım amaçlı satın aldığını beyan etmesi ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ele geçen sigaranın miktar itibariyle kişisel kullanım kapsamında kalması karşısında, sanığın sigaraları ticari maksatla bulundurduğuna ilişkin mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, 200 adet cep telefonları yönünden ise, sanığın sınır kapısından geçerken suça konu telefonların ele geçirilmesi nedeniyle 5607 sayılı Yasanın 3/1 inci maddesinde düzenlenen eşyayı ... işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokma filinin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, sanığın 5607 sayılı Yasanın 3/1 inci maddesinden cezalandırılması gerekçesiyle yerel mahkemenin kararının bozulması yerine eylemin 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18 inci maddesindeki suçu oluşturduğu kabul edilerek yazılı gerekçelerle bozulması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 21.01.2026

§