Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2021/30524 E. 2026/600 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/4533 E., 2021/1090 K.

SUÇ : 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'a muhalefet

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;

Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre, sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2019 tarihli kararı ile 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'a (4708 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanığın neticeten 5 ay erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. İstinaf

Kararın katılan vekili ile sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararı ile 4708 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanığın neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiin Temyiz İstemi

Denetim faaliyetleri kapsamında, kalıp ustası hatası sonucu kolonlarda meydana gelen 5 cm genişlemenin tüm kurumlardan önce tespit edildiğine ve tadilat projesi için başvuruda bulunulduğuna, tadilat projesi işlemleri sürmekte iken belediye tarafından denetim yapıldığına, denetimin yapılma nedeninin ise sanığın başvurusuna dayandığına, 30.12.2016 tarihinde tadilat projesinin onaylandığına ve inşaata devam edildiğine, herhangi bir statik ya da can ve mal bakımından risk içermeyen hataların sanığın başvurusu kapsamında giderildiğine, iddianame konusu inşaata oturma ruhsatı verildiğine, benzer bir olay kapsamında sanık hakkında beraat kararı verildiğine, sanığın somut olay kapsamında herhangi bir icrai ya da ihmali eyleminin bulunmadığına, aykırılıkların tamamının şikâyet tarihinden önce giderildiğine, sanık tarafından somut olay kapsamında herhangi bir menfaat de elde edilmediğine, haksız kazanç sağlanmadığına, aykırılığın tüm kurumlardan önce sanık tarafından tespit edilip giderilmeye çalışıldığına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, tadilat projesi öncesindeki statik proje esas alındığına, tadilat projesi sonrasındaki statik değerlendirmeyi esas alması gerektiğine, belirtilen nedenler ile sanık hakkındaki hükmün bozularak hakkında beraat hükmü verilmesi, aksi kanaat hasıl olması durumunda lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararın, sanık müdafii ile birlikte suçtan doğrudan zarar görmeyen .. .. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine işin esasına girilerek aleyhe istinaf istemi olduğu kabul edilerek hüküm kurulması,

Kabule göre ise,

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 29.03.2016 yerine 20.10.2016 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık ... hakkında, 4708 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, 5271 CMK.nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme uyarınca usulden temyiz isteminin REDDİNE karar verilmesi yerine temyiz incelemesi yapılarak bozmaya ilişkin sayın çoğunluğun kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

İlk derece mahkemesi, sanığın 4708 sayılı Kanunun 9/1, TCK.nun 62, 51 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar vermiş, katılan idare vekili ile sanık müdafiinin istinaf etmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tekerrüre esas adli sicil kaydı olan sanık hakkında TCK.nun 58/6 ncı maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiştir.

Kanun Koyucu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığını düzenlemiştir. Bir güvenlik tedbiri olan 5237 sayılı Türk Ceza Kununu’nun 58 inci maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi hapis cezasını artıran bir karar değildir. TCK.nun 58 inci maddesinde hapis cezasının artırılması düzenlenmesine yer verilmemiş, mükerrirlere özgü infazın nasıl yapılacağı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108 inci maddesinde belirlenmiştir. Dolayısıyla mükerrirlere özgü infaz rejimi infaz hukukunun konusunu oluşturmaktadır. Kaldı ki tekerrür 5237 sayılı TCK.nun sistematiğinde bir ceza olarak düzenlenmemiş, güvenlik tedbiri olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla 5271 sayılı Kanunun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanunun 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanunun 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE karar verilmesi yerine, temyiz incelemesi yapılarak kararın bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 20.01.2026

§