"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/148 E., 2016/234 K.
SUÇ : 7258 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Beraat, idari yaptırım
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suç tarihine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ... Başkanlığının suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmü temyize hakkı bulunmadığı, o yer Cumhruiyet savcısı ve kabahatli vekilinin hükmü temyize/itiraza hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz/itiraz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz/itiraz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Şikâyetçi Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İstemine İlişkin Olarak;
Suç tarihi itibarıyla yargılama konusu suç yönünden, suçtan doğrudan zarar görmeyen ... Başkanlığının kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatı ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyiz hak ve yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesinin de bu yetkiyi vermeyeceği, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. O Yer Cumhuriyet Savcısının Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi ile Kabahatli Vekilinin Kabahatli Hakkındaki İdari Yaptırım Kararına Yönelik İtirazına İlişkin Olarak;
O yer Cumhuriyet savcısı tarafından suça sürüklenen çocuk hakkında verilen beraat kararı temyiz edildiğinden, 5326 sayılı Kanun'un 27/7. maddesi uyarınca, kabahatli vekilinin idari yaptırım kararına itirazının da Yargıtay'ca incelenmesi gerektiği cihetle, kabahatli vekilinin İlk Derece Mahkemesi tarafından uygulanan idari yaptırım kararına itirazını inceleyen Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2016 tarihli ve 2016/458 D.İş sayılı kararanın hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-d ve 66/2. maddesi gereği 10 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a maddesi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 28.01.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.