Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

7. Ceza Dairesi

Dosya2021/17949 E. 2026/552 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/1004 E., 2016/440 K.

SUÇ : 7258 sayılı Kanun'a muhalefet

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suç tarihine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen .. Başkanlığının sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükümleri temyize hakkı bulunmadığı, sanık ...'ın hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. Şikâyetçi Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İstemine İlişkin Olarak;

Suç tarihi itibarıyla yargılama konusu suç yönünden, suçtan doğrudan zarar görmeyen .. Başkanlığının kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatı ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesinin de bu yetkiyi vermeyeceği, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II. Sanık ...'ın Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemine İlişkin Olarak;

5271 sayılı Kanun'un 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, ihbar üzerine Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen bilgisayar sabit diski, kupon yazıcısı ve kuponların yasak delil niteliğinde olduğu, gizli soruşturma görevlendirilmesine imkân tanıyan, 7258 sayılı Kanun'un 5. maddesine 01.02.2018 tarihinde eklenen ek fıkra suç tarihinde yürürlükte olmadığı gibi bu suçun gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin usul ve esaslarının düzenlendiği 5271 sayılı Kanun'un 139/7. maddesinde gizli soruşturmacı görevlendirilebilecek suçlar arasında sayılmadığı, kaldı ki bahsi geçen maddede öngörülen usule de uyulmadığı, bu itibarla hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş gizli soruşturmacı olmayan kolluk görevlilerinin bu suretle elde ettiği deliller de hukuka aykırı olduğundan hükme esas alınamayacağı, başkaca da sanığın atılı suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı nazara alındığında, Anayasanın 38/2, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2 ve 230/1. maddelerine göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, öte yandan sanığın işyerinde yapılan hukuka aykırı arama neticesinde elde edilen bilgisayar üzerine soruşturma ve kovuşturma aşamasında yaptırılan incelemeler neticesinde düzenlenen raporlara göre 7258 sayılı Kanun'a aykırı bahis sitelerine erişim sağlandığı tespit edilmiş ise de bu verilerin sanığın atılı suçu işlediğini ortaya koyacak nitelik ve nicelikte de bulunmadığı gibi usulüne uygun arama kararının bulunmaması nedeniyle bilgisayara da el konulamayacağı gözetilerek, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.

§