"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/708 E., 2016/428 K.
SUÇ : 7258 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın sair temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 7258 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde, bu Kanun’daki düzenlemelere aykırı olarak spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis ya da şans oyunları oynatma veya oynanmasına imkan sağlanmasının suç olarak düzenlendiği, oynatılan bahsin yurtdışı kaynaklı olup olmadığına göre de farklı cezalar öngörüldüğü, anılan fıkranın (b) bendinin “Yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler,…” şeklinde düzenlendiği, gerek madde gerekçesi gerekse düzenlemedeki “… internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak…” ibaresi gereğince, fiilin hangi bent kapsamına girdiğinin tespitinde ayırt edici unsur olarak, bahis oynanan futbol ya da sair müsabakaların oynandığı yer değil, bahis organizasyonunun ya da günümüz teknik imkanları göz önüne alındığında, bahis oynatmak üzere erişim sağlanan internet sitesinin bulunduğu yer olduğu cihetle, öncelikle bilgisayar sabit diski üzerinde konusunda uzman bir bilirkişiye
inceleme yaptırılarak, 7258 sayılı Kanun'a aykırı bahis sitelerine erişim yoğunluğunun ile ulaşılabilen diğer bilgilerin mahiyetleri de dikkate alınmak suretiyle, 7258 sayılı Kanun'a aykırı olarak bahis oynanmasına imkan sağlanıp sağlanmadığının ve erişim sağlanan sitelerin yurtdışı kaynaklı olup olmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 31100 sayılı, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
7258 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde "...üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası..." öngörülürken aynı fıkranın (b) bendinde "...dört yıldan altı yıla kadar hapis cezası..." öngörüldüğü, hükmün gerekçesinde sanığın eyleminin hangi bent kapsamına olduğuna dair bir değerlendirme yapılmadan ya da alt sınırdan uzaklaşıldığına dair bir gerekçe de ortaya konulmadan, hükmün 7258 sayılı Kanun'un 5/1-a maddesi uyarınca kurulduğu belirtildikten sonra temel cezanın 4 yıl olarak belirlenip anılan maddede öngörülen adli para cezasına da hükmedilmeyerek gerekçe ve hüküm arasında çelişkiye neden olunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın sonuç cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.