"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2025/738 E., 2025/854 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnilerek verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin müflis şirketin ortağı ve rödovansçı şirketlerin sahibi olduğunu, müflis şirketin 2014 yılı incelemeleri sonrası yüksek tutarlı vergi cezası ve vergi borcu altına girdiğini, yine 2014 yılında ruhsat sahasında meydana gelen kazada 18 işçinin vefatı nedeniyle açılan davalar nedeniyle mali kriz içine girdiğini, müflis şirketin tüm vergi borçlarını özkaynakları ile ödemesi mümkün olmayınca müvekkilinin rödovans şirketleri ve hissedarı olduğu müflis şirketin durumunu düşünerek müflis şirket vergi borçlarını yapılandırarak ödemek durumunda kaldığını, aksi halde hem ruhsatın düşeceğini hem de şirket ortağı olarak zaten borçtan hissesi oranında sorumlu olacağını, bu kapsamda 20 milyonu bulan borcun yarısının ödendiğini, talep edilen tutarların da yapılan vergi ödemelerinden kaynaklı tutarlar olduğunu, iflasına karar verilen müflis şirkete ait ödemek zorunda kaldığı vergi borçlarının tahsili için icra takibi başlattığı, ancak açmış oldukları iflas davasında bilirkişi raporu ile icra takibinden daha fazla alacaklı olduklarının tespit edildiğinden 3.964.728,85 TL alacağının iflas masasına kaydının yapılmasını talep edildiğini, ancak iflas idaresinin hazırladığı sıra cetvelinde keyfi davrandığını ve kayıt kabul taleplerinin reddedildiğini, iflas idaresinin, yeni seçilen müflis şirketin müdürü olan ve hakkında dolandırıcılıktan soruşturma yürütülen ...'in katibi gibi davrandığını, tamamen onun beyanlarına göre işlem yaptığını, müdür olan kişinin kendi yakınlarının alacağının kabul etmesine itibar ederek bu kişilerin alacaklarını kabul ettiğini, bununla birlikte 2016 yılından beri müdürlük yapan kişinin beyanlarına itibar etmediğini, kesinleşmiş takibe rağmen alacağının kaydı talebinin kabul edilmediğini ileri sürerek 3.964.728,85 TL alacağın sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı iflas idaresi adına iflas idare memuru cevap dilekçesinde; müflis şirketinin müdürlüğünü 2012 yılına kadar davacının babası ...'in yaptığını, 2012 yılında ...'in müdür olarak seçildiğini, davacının babasının yönetici olduğu 2008-2012 yıllarına ait usulsüzlükler nedeniyle şirket hakkında usulsüzlük ve vergi ziyaı cezası tahakkuk ettirildiğini, davacının da babasının işlemlerinden mirasçı sıfatıyla sorumlu olduğunu, davacının olağanüstü genel kurul talebi sonrasında ...'in müdür olarak seçildiğini, bu müdür tarafından şirket kötü yönetilerek üretimin azaltılarak zamanla durdurulduğunu, davacının müdür ... ile işbirliği içinde hareket ettiğini, şirket defterlerini zimmetinde tuttuğunu, 17.05.2017 tarihinde ruhsat süresinin dolacak olması nedeniyle ödeme yapıldığı beyanının davacının planının bir parçası olduğunu, davacının şirketi çalışamaz hale getirerek borca batık hale getirip, borcunu ödeyemeyen şirketin borçlarını yasal yükümlülüğü olmaksızın kendi hesaplarından ödenmiş gibi gösterip, şirketten alacaklı olmayı ve şirketin iflasını talep etmeyi planladığını, davacının sahibi olduğu şirketler ve yakınları eli ile 2019 tarihinde başlattığı 7 adet icra takibi olduğunu, bunlardan ... Şirketi tarafından başlatılan takip nedeniyle şirketin iflasına karar verildiğini, takip tarihi itibariyle müdür ...'in davacı ile birlikte hareket ettiğini, iflas sonrası defterin müdür Hatem'den istenmesi sonrasında 03.01.2022 tarihli beyan ile defterlerin davacı da olduğunun beyan edildiğini ve 05.01.2022 tarihli tutanakla ... isimli kişi tarafından kendilerine teslim edildiğini, kayıtların usulüne uygun olmadığını, davacının alacağını 1. alacaklılar toplantısından önce usulüne uygun kaydettirilmediğini, kesinleşmiş mahkeme ilamına dayanılmadığını, mevcut şirket müdürü tarafından da itiraz edildiği için kayıt talebinin reddedildiğini, davacının asıl amacının müflis şirketi kendisine ve ailesine borçlandırarak ve sonrasında iflas talep ederek ruhsat sahasına tek başına sahip olmak olduğunu, 01.12.2021 tarihinde seçilen yeni müdürün yardımları ile şirketin malvarlığı ve usulsüz işlemlerin tespit edildiğini, ancak tüm alacaklar hakkında eşit yaklaşımla karar verildiğini, belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2024 tarihli kararı ile müflis şirketin 2017-2020 yılları arasındaki tüm ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu fakat 2021 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin kanuni süresinde yapılmadığının anlaşıldığı, bu haliyle davacı açısından müflis şirketin ilgili dönem ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması sebebiyle davacı lehine delil teşkil edemeyeceği kanaatine erişildiği, müflis şirketin ticari defterlerine göre iflas tarihi itibariyle 3.044.176,54 TL tutarında davacının müflis şirketten alacağı bulunduğu, ancak davacı tarafça iddia edilen ödeme dönemlerine ilişkin müflis şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması, davacının alt ve üst soyundan aile fertlerinin bir dönem müflis şirketin temsilciliğini yapması ve yine bir dönem aynı muhasebeci eliyle şirketin muhasebe kayıtlarının ve defterlerinin tutulması, davacı ile müflis şirket arasında bu manada organik bağ bulunması, şirket yöneticileri hakkında görülen ceza dosyaları içeriği, kayıt kabul davalarında ticari defter kayıtlarının tek başına ispata elverişli delil mahiyetinde olmaması, davacının tek taraflı belgelerinin bunları doğrulayan yan deliller olmadığı müddetçe kayıt kabul davasında ispat için yeterli olmaması hususları göz önünde bulundurularak müflis şirketin ticari defterlerinin davacının ödeme iddiaları açısından ispata elverişli olmadığı, müflis ... Linyit Kömür İşletmesi Limited Şirketi’nin toplam 1.004.461,02 TL tutarındaki vergi, mensup olunan meslek odaları için yatırılması gereken aidat borçları, SGK ödemeleri gibi borçlarının, davacının banka hesaplarından havale yoluyla müflis şirket adına ilgili kurumlara ödendiği anlaşılmakla davacının, belgeye dayalı söz konusu ödemelerinin müflis şirket nam ve hesabına yapılması karşısında ödemelerin toplam tutarı olan 1.004.461,02 TL kadar davacının kayıt kabul isteminde haklı olduğu, davacının diğer ödeme iddialarına ilişkin ise ilgili kurum ve kuruluşlardan gelen yazı cevapları ve davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dekont, makbuz gibi belgeler birlikte değerlendirildiğinde, ödemelerin davacı tarafça yapıldığı konusunda mahkemede tam bir kanaat oluşmadığından az önce ifade edilen miktar haricindeki ödeme iddialarının sübut bulmadığı kanaatine varıldığı, icra hesap uzmanı bilirkişinin 18.03.2024 tarihli raporunda, asıl alacak miktarının mahkemece 1.004.461,02 TL olarak kabul edilmesi halinde, davacının kayıt kabule esas olan alacak miktarının takip masrafları ve iflas tarihine kadar işlemiş faizin ilavesiyle birlikte 1.148.506,18 TL olduğu gerekçesiyle, 1.148.506,18 TL alacağın, davacı alacağı olarak müflis şirketin Konya 1. İflas Müdürlüğü'nün 2021/4 İflas sayılı iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2025 tarihli kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2025 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 10.09.2025 tarihli, 2025/1904 Esas, 2025/2829 Karar sayılı kararı ile her ne kadar mahkemece, davacının, müflis şirkete ait vergi borcu ile ilgili davacının şahsi hesabından ödeme yapmadığı ve alacaklı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davacının müflis şirket hissedarı olarak 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereği sermaye hissesi oranda ikincil sorumluluğunun bulunması, davacı tarafından yapıldığı beyan edilen 3.044.176,54 TL ödemenin davalı müflis şirketin ticari defterlerinde yer alması, müflis şirkete ait ticari defterlerin davacı tarafından ödemelerin yapıldığı beyan edilerek makbuzu sunulan 2017, 2018, 20 19... dönemlerinde usulüne uygun tutulduğunun tespit edilmiş olması, bu tutar yönünden davacının Konya 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13093 Esas sayı ile başlattığı icra takibinin itiraz olmaksızın kesinleşmiş olması, makbuzlar ile ödeme talep edilen 2017-2020 dönemlerinde müflis şirket yetkilisi olan ... hakkında herhangi bir ceza dosyası bulunmaması, müflis şirketin aktif ticari faaliyetinin, malvarlığının ve kasa hesabında parasının bulunmadığının anlaşılması, davacının hissedarı olduğu şirketten 02.04.2018 tarihinde nakit olarak çekilen 1.299.000,00 TL tutardaki ödemenin aynı gün ve tutarla şirket vergi borcu olarak ödendiğinin ve müflis şirket ticari defterlerine işlendiğinin anlaşılması hususları dikkate alındığında, ödeme makbuzları elinde bulunan davacının müflis şirketin ticari defterlerinde yer alan tutardaki borcunu şahsi malvarlığından ödediği, bu nedenle ödediği 3.044.176,54 TL tutarında alacaklı olduğunun kabulünün gerektiği, davacı 3.044.176,54 TL asıl alacak yönünden müflis şirketten alacaklı olmakla, davanın kısmen kabulü ile müflis şirketin 14.07.2021 iflas tarihi itibariyle hesaplanan 3.480.431,91 TL davacı alacağının, müflis şirket iflas masasına kayıt kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile davacı vekilinin diğer ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına direnilmek suretiyle, 27.11.2024 tarihli ilk karardaki gerekçelerle ve davacının ortağı olduğu şirket tarafından açılan mahkemenin 2022/317 Esas sayılı dosyasında da sadece banka hesabından ilgili kurumlara gönderilen havaleler miktarınca kayıt kabul isteminin haklılığına karar verildiği ve kararın Dairemiz 2025/27 67... /3360 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, aynı konuya ilişkin benzer dava dosyalarındaki değerlendirmelerin ve hükümlerin çelişmemesi hususu da dikkate alınarak nakit ödemelerin kayıt kabule konu olamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.148.506,18 TL alacağın davalı müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, bozma kararının yerinde olup, direnme kararının bozulması gerektiğini, davalının ticari defter kayıtlarında müvekkilinin alacağının 3.044.176,54 TL olarak yer almasına ve kesinleşmiş icra takibine itibar edilmesi gerektiğini, 2021 yılı açılış tasdikinin yapılmamış olması nedeniyle ticari defterlerin delil olmayacağının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, kabul edilmeyen ödemelerin müvekkilinin ya da yetkili olduğu şirketlerin hesabından çıktığını, ödemelerin belgeli olduğunu, elden yapılan ödemelerin mecburiyetten, bankanın maliye ve vergi dairesi ile anlaşmasının olmaması, banka hesabından EFT/havale yoluyla para gönderilmesinin mümkün olmaması nedeniyle direk banka hesabından gönderilemediğini, makul gerekçe bulunmadığı gerekçesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin alacağının 20 17... yıllarına dayandığını, müvekkilinin 2019 yılı sonu itibariyle 3.044.176,54 TL alacağının olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin büyük ortağı olup ödemelerin müvekkili, ailesi ve şirketlerince yapıldığını, müflis şirketin geliri ve parası yokken ödemeleri müvekkilinin yaptığını, diğer ortakların ödeme yapmadığını, iflas idare memurlarının tarafsız karar vermediğini, davalı iflas idaresi cevap dilekçesinde ve 06.01.2025 tarihli beyanında da ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığının kabul edildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde her ne kadar bozma ilamında yazılı gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmişse de bu kez dosya içeriği itibariyle İlk Derece Mahkemesince verilen kararda (direnme kararında) bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve HMK'nın 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun İlk Derece Mahkemesinin direnme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.