"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2026/36 E., 2026/69 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/386 E., 2025/635 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. ŞİKAYET
Şikayetçi vekili dilekçesinde; borçlu hakkında Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2020/11627 Esas sayılı dosyasında yapılan takip neticesinde taraflarının alacağının bulunduğu İstanbul 4. ve 20. İcra Müdürlüğü'nün 2016/249 04... /25794 Esas sayılı dosyalarının (1) ve (2) sırada yer alması gerekirken haciz tarihleri dikkate alınmaksızın İcra Müdürlüğünce 16.07.2025 tarihinde usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiği ileri sürülen sıra cetvelinde (3) ve (4) sırada yer aldığı gibi ön sırada yer verilen alacaklıların ödeme emrini usulüne uygun olarak tebliğ etmediğinden bahisle anılan sıra cetvelinin iptali ile yeniden düzenlenmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Şikayet olunan ... vekili cevap dilekçesinde; süresi içerisinde açılmayan işbu dosyada şikayetçi tarafından ileri sürülen itirazların hukuki dayanağının bulunmadığı gibi daha önce 24.12.2024 tarihinde düzenlenen sıra cetveline karşı Mahkemenin 2024/600 Esas sayılı dosya ile de itiraz da bulunulduğu ve yargılama sonrasında verilen kararının istinaf ve temyiz incelemesi aşaması sonrasında Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2025/342 Esas, 2025/370 Karar sayılı ilamı doğrultusunda anılan sıra cetvelinin düzenlendiği gibi şikayetçinin alacağının bulunduğu dosyada borçlu ...’a ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve anılan alacağın ön sırada yer alması mümkün olmadığından beyanla talebin reddini istemiştir.
2-Şikayet olunan ... vekili cevap dilekçesinde; işbu şikayetin süresi içerisinde açılmadığı ileri sürülen itirazların mahkememizin 2024/600 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında değerlendirildiği gibi istinaf ve temyiz incelemesi sonrasında alacaklarının (1) sırada yer alması gerektiğinin tespitine karar verildiğini beyanla talebin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen icra dosyasına göre, alacaklının ... Katılım Bankası A.Ş. borçlunun ... Pazarlama A.Ş. ...., ... Pazarlama A.Ş. ..., ..., takibin kambiyo senetlerine mahsus genel haciz yolu ile yapılan takip olduğu, borçlulara ödeme emrinin gönderildiği, takibin kesinleştiği, şikayet olunan alacaklının istemi üzerine borçlu ...'ın adına kayıtlı taşınmazın satışının gerçekleştirilmesi sonrasında icra müdürlüğünce 04.12.2024 tarihinde düzenlenen sıra cetveline karşı şikayet olunan alacaklı ... Bankası AŞ tarafından itiraz da bulunulmuş olması üzerine Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi' nin 29.01.2025 tarih ve 2024/6 00... /70 Karar sayılı ilamı ile şikayet olunanın reddine karar verildiği ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 24.03.2025 tarih ve 2025/342 Esas, 2025/370 Karar sayılı ilamı ile anılan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile sözü edilen sıra cetvelinin iptaline karar verildiği ve bu karara karşı da temyiz yoluna başvurulması neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilerek anılan ilamın 02.07.2025 tarihinde kesinleştiği, takibin ilerleyen safhalarında yukarıda da belirtildiği üzere şikayetçinin Mahkemeye başvurarak taraflarının alacağının bulunduğu İstanbul 4. ve 20. İcra Müdürlüğü'nün 2016/249 04... /25794 Esas sayılı dosyalarının (1) ve (2) sırada yer alması gerekirken haciz tarihleri dikkate alınmaksızın icra müdürlüğünce 16.07.2025 tarihinde usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiği ileri sürülen sıra cetvelinde (3) ve (4) sırada yer aldığı gibi ön sırada yer verilen alacaklıların ödeme emrini usulüne uygun olarak tebliğ etmediğinden bahisle anılan sıra cetvelinin iptali ile yeniden düzenlenmesine ilişkin istemde bulunulmuş ise de şikayete konu sıra cetvelinde belirtilen ve şikayetçi alacaklının sırasından önce olan alacakların bulunduğu takip dosyası da celp edilerek yargılamaya devam edildiği, icra müdürlüğünce daha önce 04.12.2024 tarihinde düzenlenen sıra cetveline karşı itirazlarının değerlendirildiği temyiz incelemesi aşaması sonrasında onanmasına karar verilen Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 24.03.2025 tarih ve 2025/342 Esas, 2025/370 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere şikayet edilen takip dosyaları ve taşınmazların tapu kayıtları incelendiğinde taşınmazın üzerine konulan hacizlerin ihtiyati haciz olduğu, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2020/116627 Esas sayılı dosyasında ödeme emrinin borçluya 15.08.2016 tarihinde tebliğ edildiği, kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz istenemeyeceğinden alacaklının ihtiyati haczinin 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle 25.08.2016 mesai bitiminde kesin hacze dönüştüğü, şikayetçinin icra takip dosyası olan Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2019/116991 Esas sayılı dosyasında ödeme emrinin borçluya 19.08.2016 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kambiyo takibi olduğu ve ihtiyati haczin 29.08.2016 mesai bitiminde kesin hacze dönüştüğü, İstanbul 4. İcra Dairesi'nin 2016/24904 Esas sayılı dosyasında ödeme emrinin borçluya 22.08.2016 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kambiyo takibi olduğu ve ihtiyati haczin 01.09.2016 mesai bitiminde kesin hacze dönüştüğü, İstanbul 20. İcra Dairesi' nin 2016/25794 Esas sayılı dosyasında ödeme emrinin borçluya 24.08.2016 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kambiyo takibi olduğu ve ihtiyati haczin 03.09.2016 mesai bitiminde kesin hacze dönüştüğü, (Y. 6. HD. 2021/1493 Esas, 2021/1401 karar) ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüşme tarihlerine göre Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2020/116627 Esas sayılı dosyası 1. sırada, Kayseri Genel İcra Dairesi' nin 2019/116991 Esas sayılı dosyası 2. sırada, İstanbul 4. İcra Dairesi' nin 2016/24904 Esas sayılı dosyası 3. sırada, İstanbul 20. İcra Dairesi' nin 2016/25794 Esas sayılı dosyası 4. sırada olacak şekilde sıra cetveli düzenlenmesi gerektiğine karar verildiği gibi iş bu dosyada şikayete konu 16.07.2025 tarihinde düzenlenen sıra cetvelinin anılan ilam doğrultusunda usulüne uygun olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı ayrıca ödeme emri Kayseri Genel İcra Müdürlüğü' nün 2020/116627 E. sayılı dosyasında borçlu ... 'a çıkartılan ödeme emrinin 15.08.2016 tarihinde usule aykırı yapıldığı iddia edilmişse de borçlu tarafından kıymet takdirine tebliğ mazbatasının borçluya 07.04.2017 tarihinde bizzat tebliğ edildiği bu tarih itibariyle borçlunun en geç haberdar olduğu, İstanbul 20. İcra Dairesi'nin 2016/25794 E. sayılı dosyasında da borçlu ... 'a çıkartılan ödeme emrinin 24.08.2016 tarihinde usule aykırı yapıldığı iddia edilmişse de borçlu vekili tarafından icra dosyasına 29.08.2016 tarihinde vekaletname sunulduğu borçlunun en geç bu tarih itibariyle takipten haberdar olduğu aynı şekilde İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/24904 E. sayılı dosyasında borçlu ...'a çıkartılan ödeme emrinin 22.08.2016 tarihinde usule aykırı yapıldığı iddia edilmişse de borçlu vekili tarafından icra dosyasına 31.08.2016 tarihinde vekaletname sunulduğu borçlunun en geç bu tarih itibariyle takipten haberdar olduğunun görüldüğü ve şikayetçi alacaklının itirazlarının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; ... Katılım Bankası A.Ş'ye yapılan tebligatın usul ve yasalara aykırı olduğunu, ... Katılım Bankası A.Ş’nin alacağına ilişkin ödeme emrinin, borçlu ... adına çıkarıldığını, ancak ... isimli bir şahsa tebliğ edildiğini, tebligatın, ... isimli kişiye yapıldığı görülmekte ise de, bu şahsın borçlu ile ne tür bir ilişkisinin bulunduğu, borçlunun tebligat anında adreste bulunup bulunmadığı ya da nerede olduğuna dair herhangi bir bilgiye yer verilmediğini, ...’nin tebligat anında 18 yaşını doldurmuş olup olmadığının da belirtilmediğini, bu durumda haczin geçerlilik kazanmasının ve sıra cetvelinde ön sırada yer almasının hukuken mümkün olmadığını, borçlu ...’a tebligatın, gerçek ikametgahı dışındaki adrese yapılarak usulsüzlük oluştuğunu, ... Katılım Bankası A.Ş. - Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2020/116627 E. sayılı dosyasında; borçlu ... adına yapılan tebligatın, diğer dosya borçlusu ... Endüstri Şirketi’nin ticaret sicil adresine yapıldığını, tebligatın diğer borçlunun ticaret sicil adresine yapılmasının, borçlunun gerçek adresine tebligat yapılmadığı anlamına gelmekte olup, bu durumun tebligatın usulsüz ve geçersiz olmasına yol açtığını, tebligatın üzerinde, tebliğ alan ... isimli şahsın kim olduğunun, tebliğ yapılan adresin ev mi iş yeri mi olduğunun, muhatabın nerede olduğunun, ...'nin tebligatı almaya yetkisi olup olmadığı hususlarının yer almadığını, yine 2. sırada yer alan ... Bankası A.Ş’nin alacağına ilişkin ödeme emri tebligatının da usule uygun yapılmadığını, komşuya haber verilmek suretiyle muhtara bırakılan tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili Tebligat Tüzüğü hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, komşuya haber verilmesinin, tebligatın usulüne uygun yapılmadığını gösterdiğini ve bu durumda tebligatın muhataba yapılmış sayılmasının mümkün olmadığını, tebligat evrakında, muhatabın adreste bulunamaması üzerine tebligatın muhtara bırakıldığı ve haberin “komşu ...” adlı kişiye verildiğinin belirtildiğini, ancak bu şahsın gerçekten muhatabın komşusu olup olmadığının, tebligatın yapıldığı adreste ikamet edip etmediğinin ya da bu kişinin kimliğinin nasıl tespit edildiği hususlarının açıkça belirtilmediğini, İlk Derece Mahkemesinin tebligat usulsüzlüklerini ve haciz tarihlerinin önceliği hususlarını hiçbir şekilde göz önünde bulundurmadığını, ilk derece mahkeme kararının eksik inceleme ile kurulduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kapsamında borçlunun takipten fiilen haberdar olduğuna ilişkin değerlendirme yapılmışsa da borçlunun sübjektif haberdarlığının tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı incelemesini ortadan kaldırmayacağını, müvekkili bankanın tarihleri şikayet olunan ...' A.Ş'nin haciz tarihlerinden daha önce tarihli olmasına rağmen bu durumun ilk derece mahkemesi ilamı kapsamında göz ardı edildiğini, müvekkili ... Katılım Bankası A.Ş'nin İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/24904 Esas sayılı dosyasından haciz tarihinin 12.08.2016 olduğunu, müvekkili ... Katılım Bankası A.Ş'nin İstanbul 20. İcra Müdürlüğü'nün 2016/25794 Esas sayılı dosyasından haciz tarihinin 12.08.2016 olduğunu, şikayet olunan ... A.Ş'nin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü 2019/116991 Esas sayılı dosyasında haciz tarihinin 24.08.2016 olduğunu, ...'ın haciz talep tarihi olan 18.08.2016 tarihinin dahi müvekkili bankanın haciz tarihlerinden sonra olduğunu, kesin hacze dönüşme tarihine dayalı sıralamanın, tebligatın hukuki geçerliliği ön sorun olarak çözümlenmeden esas alınmasının mümkün olmadığını, hükmün diğer sonuçları bakımından da hukuka aykırılıklar bulunduğunu, ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki başvurunun niteliğini gözetmeksizin şikayetçi aleyhine vekâlet ücretine hükmetmesinin de kararın istinaf incelemesi kapsamında değerlendirilmesi gereken ayrı bir isabetsizlik olduğunu, eldeki başvurunun bir şikâyet başvurusu olduğunu, şikâyet yolunun niteliği gereği takip işlemlerinin denetlenmesine yönelik olup bu usulde taraflar aleyhine karşı vekâlet ücretine hükmedilmesinin kural olarak zorunlu olmadığını, şikayetçi aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetli olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Talep, sıra cetveline şikayete ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle tebliğin usulsüz olduğunu usulsuz tebliğden haberdar olan tebliğ muhatabı borçlunun ileri sürebileceği, süresinde muhattap borçlu tebliğ usulsüzlüğünü ileri sürmediği takdirde şikayetçi vekilinin bunu ileri sürmesinin mümkün olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.