"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/901 E., 2024/378 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı kooperatif yönetim kurulunun 18.09.2015 tarihli 14 numaralı kararı ile, kooperatife ortak olduğunu, müvekkili hakkında herhangi bir çıkarma kararı bulunmadığı halde davalı tarafça haksız şekilde müvekkilinin ortaklığının sona erdiğinin duyurulduğunu ileri sürerek, davacının davalı kooperatife ortak olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sermaye payı ve aktif poliçesi bulunmayan diğer ortaklar gibi davacı şirketin de ortaklığının son bulduğunu, davacının 24.06.2016 tarihinden beri kooperatif ortağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli kararı ile poliçesi olmayanların ortaklık sıfatlarının sona erdirilmesine yönelik Anasözleşme değişiklikleri ve fiili uygulamanın müsteşarlığın isteği ve talimatları ile gerçekleştirilmiş olmasının, davacının ortaklık sıfatının sona erdirilmesini hukuka uygun hale getirmediği, zira kooperatif yönetim kurulunun, müsteşarlığın taleplerini hukuka uygun şekilde yerine getirmekle yükümlü iken, çıkarma işlemini usulüne uygun işletmediğinden, davacının ortaklık sıfatının sonlandırılmasına yönelik 05.08.2016 tarihli ve 25 no.lu yönetim kurulu kararının 3 no.lu maddesinin geçersiz olduğu, davacı şirketin davalı kooperatifin ortağı olduğu, tür değiştiren şirketin eskisinin devamı olmakta, yeni türe dönüşen şirketin, eski tür zamanındaki haklarında, alacak, borç ve yükümlülüklerinde hiçbir değişiklik olmadan yeni türde de devam ettiği belirtilerek, davanın kabulü ile davacı şirketin davalı kooperatif (anonim şirket) ortağı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, davalı vekili tarafından temyiz itirazları ile ileri sürülen derdestlik iddiası nedeniyle, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/735 Esas sayılı dava dosyası celbedilerek, bu itiraz bakımından değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/735 Esas dava dosyasında tarafların ve dava konusunun aynı olduğu, 2017/836 Esas sayılı dosyasında açılan dava tarihinin temyize konu mahkeme dava tarihinden önce olduğu dikkate alındığında derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1-ı ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Her ne kadar 2 davada üyeliğin tespiti talebini ihtiva ediyor ise de huzurdaki dava, derdest olan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/735 Esas davasına dair gerekçelerden bütünüyle farklı olarak, haksız ve mesnetsiz şekilde çıkarma kararı verilmesi neticesinde ikame edildiğini, dayanakları, gerekçeleri ve neden- sonuç ilişkisi bakımından farklılık arz etmesi bakımından derdest olarak addedilebilecek bir dava olmadığını,
b.Huzurdaki davanın konusunun ve dayanağının, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/735 Esas huzurundaki davanın konusundan farklı olarak geçersiz olduğu tespit edilen 05/08/2016 tarihli ve 25 nolu yönetim kurulu kararının 3 no'lu maddesine dair olduğu, bu sebeple de İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/735 Esas dosyasına konu gerekçeler ve sebeplerden farklı bir konu arz ettiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.