Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2026/622 E. 2026/1171 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2025/248 E., 2025/702 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 22.01.2026 tarihli ve 2026/312 esas, 2026/64 karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/4. maddesi uyarınca kararın temyiz yoluna tabi olduğu tespit edilerek dosya dairemize gönderilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf başvuru dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın müflis şirketten asaleten ve kefaleten olan alacaklarının iflas masasına kaydettirilmesine ilişkin talebin reddedildiğini, iflas idaresinin alacağın kayıt başvurusunu reddinin hatalı olduğunu, müflis şirket tarafından imzalanan sözleşmede gerekli açıklamaların ve kabullerin bulunduğunu, akdi faizin kapitalize edilmesinin yerinde olduğunu belirterek asaleten 13.783.075,62 TL nakdi ve 134.700,00 TL gayri nakdi; kefaleten 2.247.029,39 TL nakdi ve 53.880,00 TL gayri nakdi alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı iflas idaresine yapılan tebligata rağmen davaya karşı cevap sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2024 tarihli kararı ile kayıt kabul davalarında ispat yükünün alacaklıda olduğu, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu, bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlar yönünden davacının alacağını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2024 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Bölge Adliye Mahkemesi'nin 24.09.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 12.03.2025 tarihli kararı ile banka kredi sözleşmelerinden kaynaklanan iflas masasına kayıt ve kabule ilişkin davalarda alacak miktarının iflasın açıldığı tarih dikkate alınarak hesaplanmasının ve hesaplama yapılırken ise hesap kat ihtarı ile verilen ödeme süresinin sona erdiği tarihe kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden iflasın açıldığı tarihe kadar temerrüt faizi hesaplanması suretiyle asıl alacak ve faizden oluşan alacak tutarının belirlenmesi, ipotekli taşınmaz yönünden yargılama aşamasında yapılan satış ve bedel yönünden iflasın açıldığı tarih itibarıyla mahsup yapılması, mahsup yapılan kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısım yönünden ise masaya kayıt ve kabule karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı sonrasında düzenlenen bilirkişi ek raporu ile davacının davalı müflis şirketten asaleten ve kefaleten doğmuş borçları nedeniyle 12.752.451,06 TL nakdi ve 241.030,00 TL gayri nakdi alacağının bulunduğunun tespit edildiği, gayri nakdi alacak yönünden iflasın tasfiyesine kadar nakdi alacağa dönüşmeleri halinde masaya kayıt ve kabulü ilişkin karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.752.451,06 TL nakdi alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne, 241.030,00 TL gayri nakdi alacağın ise iflas tasfiyesine kadar nakde dönüşmesi ve bu durumun belgelendirilmesi halinde iflas masasına kayıt ve kabulüne, iflas tarihinden sonra davacının tahsil etmiş olduğu 1.845.200,86 TL alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişilerin dava dışı kefiller hakkında başlatılan icra takibindeki alacak miktarlarını dikkate almasının ve buna göre iflas tarihine kadar temerrüt faizi yaparak sonuca gitmesinin hatalı olduğunu, taleple bağlılık ilkesinin uygulanamayacağını, davanın itirazın iptali davası olmadığını, raporun açıklanan nedenlerle hatalı olduğunu, dava dışı borçlu kefil şirket yönünden açılan kayıt kabul davasında alacak miktarının daha fazla olarak belirlendiğini ve kararın kesinleştiğini, ... numaralı kredi hesabının 01.01.2022 - 01.03.2022 tarihleri arası hesaplanmayarak 6.968,00 TL eksik faiz hesaplandığını, faiz oranının % 28 olarak dikkate alınmadığını, vekalet ücreti yönünden de kayıt kabul kararı verilmesinin gerektiğini, iflas tarihinden sonra yapılan ödemelerin ise mahsup işlemi yapılmaksızın ve iflas masasınca tasfiye sürecinde dikkate alınmasının gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu'nun 235. maddesi uyarınca iflas idaresi tarafından kabul edilmeyen alacağın müflisin iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.

1. Banka kredilerinden kaynaklanan iflas masasına kayıt kabule ilişkin davalarda alacak miktarı şu şekilde hesaplanmalıdır. Öncelikle sözleşmeler kapsamında kullanıldığı tespit edilen her bir kredi yönünden hesap kat ihtarı tarihi itibarıyla borç miktarı belirlenmeli; hesap kat ihtarıyla verilen süre dikkate alınarak temerrüt tarihi belirlenmeli; hesap kat ihtar tarihi ile temerrüt tarihi arasında akdi faiz ve temerrüt tarihi ile iflasın açılma tarihi arasında ise temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle nakit krediler yönünden iflas masasına kaydedilecek alacak miktarı belirlenmelidir. Ayrıca iflasın açılma tarihi itibarıyla gayri nakdi alacağa konu çek, teminat mektubu ve benzeri gayri nakdi alacaklar belirlenmelidir. İflasın açılma tarihinden sonra borçlu tarafından yapılan ödemeler ya da sair nedenle alacaklıya borca ilişkin yapılan ödemelerin miktarı ise ayrı bir kalem olarak tespit edilmelidir.

Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve bilirkişiden ek rapor alınmıştır.

Bozma ilamı sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda da davacı banka tarafından başlatılan takipler ile takiplerde talep edilen miktarlar dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Yapılan hesaplamalar sonucunda ise taleple bağlılık ilkesi gereğince bir takım belirlemeler yapılarak sonuç alacak belirlenmiştir.

Mahkemece, bozma ilamında açıklandığı şekilde nakdi ve gayri nakdi krediler yönünden iflasın açılması tarihi itibarıyla iflas masasına kaydedilebilecek alacak miktarının belirlenmesi, gerekirse bu yönünden bilirkişilerden ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bozma ilamında ve yukarıda açıklanan hususlara riayet edilmeksizin ve eksik inceleme ile sunulan rapora göre karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.

2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı sebeplerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Yukarıda (2) numaralı bentte yazılı sebeplerle bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§