Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2026/359 E. 2026/1448 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/169 E., 2025/1266 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/493 E., 2022/800 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.10.1995 tarihinden itibaren davalı kooperatif üyesi olduğunu, kooperatif üyesi olarak tüm edimlerini yerine getirdiğini, dava konusu E blok 19 no'lu dairenin kura sonrası kendisine teslim edildiğini ancak taşınmazın tapu kaydının halen davalı kooperatif üzerinde bulunduğunu, kooperatif borçlarından dolayı müvekkilinin ikamet etmekte olduğu konutun icra dairesince satışa çıkarıldığını, müvekkilinin tek birikimini kaybetme ve konutsuz kalma korkusu yaşadığını belirterek dava konusu E blok 19 no'lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın tapu iptal tesciline, olmadığı taktirde konut bedelinin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, talebini 450.000,00 TL'ye arttırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil kooperatifin 3. kişilere olan borçları dolayısıyla kooperatif taşınmazları üzerinde hacizler bulunduğunu, üyelere kooperatifin borçları hakkında bilgi verildiğini, taşınmazlar üzerinde pek çok haciz bulunması nedeniyle tapu devri yapılamadığını, genel kurulda aidat toplanması hususunda karar alındıktan sonra borçlar kapatılıp hacizler kaldırılarak üyelerin tamamına tapu devirlerinin yapılacağını, tüm üyelere tapuda ferdileşme yapılmadığını, dava konusu taşınmaz satışı gerçekleşmediği için davacının herhangi bir zararının oluşmadığını, davacının tazminat talebinin dinlenemeyeceğini, müvekkil kooperatif tarafından kısmen borçlu olunmadığının tespiti açısından menfi tespit davasının halen derdest olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1163 Sayılı Kooperatifiler Kanunu'nun 23. maddesindeki eşitlik ilkesi gereği davalı kooperatif, davacı ile aynı konumda olan üyelere ferdileşme yapmış ise, davacının da ferdileşme talebinde bulunabileceğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu blokta bulunan taşınmazların tamamının davalı kooperatif adına kayıtlı olduğu, taşınmazların üzerinde davalı kooperatifin borçlarından dolayı bir çok haczin bulunduğu ve ferdileşmenin yapılmadığı gerekçesi ile tapu iptal ve tescil talebinin reddine, terditli talep yönünden ise davacının davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmiş olması, kooperatifin içinde bulunduğu durum ve davacıya hak etmiş olduğu taşınmazı teslim ve temlik edememesi birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava tarihi itibarı ile kendisine devri gereken taşınmaz bedeli kadar zarara uğradığı gerekçesiyle terditli talebin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirdiği gerekçesiyle tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını, dava konusu taşınmazın satılma varsayımıyla davacıya tazminat ödemesi yapılması gerek tazminat hukuku gerekse kooperatifler hukukuyla örtüşmediğini, davayı kabul anlamına gelmemesi kaydıyla tazminat isteme hakkı kendisine konut tahsis edilmeyen kooperatif ortakları için tanınmış iken davacının bu davaya açmakta hukuki yararı olmadığı, davacının hiçbir zararı doğmadığını, davalı kooperatif taşınmazı teslimden imtina etmemiş sadece kooperatifin borçlarından dolayı tapuda devir işlemini yapamadığını, konut karşılığı tazminat isteyebilmesi için, kooperatifin inşaatlarını bitirilip konut tahsisi aşamasına gelmesi ve diğer üyelere tahsis ve teslim yapıldığı halde davacıya konut tahsis ve tesliminin yapılmaması gerektiğini ancak olayda bu şartların gerçekleşmediğini, tazminat hesabının hatalı olduğunu, davacının asli yükümlülüğü olan parasal yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmediği ve normal ödeme yapan bir ortakla aynı miktarda ödeme yapmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde taşınmazın rayiç değeri kadar tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırılık olduğunu, davacı üyelikten ... borçlarını ifa etmediğinden dava konusu dairenin adına tesciline imkan bulunmadığı gibi tazminat isteme hakkı da bulunmadığını, kooperatif genel kurullarında alınan kararlarda yer alan faiz oranlarına geçerlilik tanınarak faiz hesabı yapılması gerekmesine rağmen hükme esas alınan raporda bu hususun değerlendirilmediğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde tazminat istemine ilişkindir.

Davacı üyeye kura neticesinde tahsis edilen konutun tapusunun verilmeme nedeni kooperatifin borçlarından dolayı tapu kaydındaki hacizlerin varlığıdır. Tapu iptali ve tescil ya da tazminata hükmedilebilmesi için davacıyla aynı durumda olanlara tapularının verilmiş olması gerekir.

Somut olayda davacı kooperatif üyesinin tazminat isteyebilmesi için kooperatifin kat irtifakı ve kat mülkiyetine geçilmek suretiyle üyelere bağımsız bölüm verilerek ferdileşmeye gidilmesi ve ilgili bağımsız bölümün kooperatif borçlarından dolayı satılması halinde zarara uğrayan kooperatif üyesinin tazminat istemesi mümkündür. Bunun yanında, kooperatifçe tüm üyelere konut verildiği halde kendisine konut verilmeyen üye de bu talepte bulunabilir.

Açıklanan nedenler davacı üyenin yukarıda yer verilen koşullar gerçekleşmediğinden terditli talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken tazminat istemine ilişkin terditli talep yönünden davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§