"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahk. Sıft.)
SAYISI : 2025/12 E., 2025/109 K.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararı talep eden vekilince duruşma istemli, alacaklı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek işlerden olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. TALEP
Talep eden vekili talep dilekçesinde; ilama dayalı alacağa ilişkin Iğdır İcra Dairesi'nin 2020/648 E. sayılı dosyası ile başlatılan takipte icra emri usulüne uygun bir şekilde borçlu firmaya tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek İİK’nın 177/4 maddesi uyarınca borçlunun iflasına karar verilmesini talep ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili icra emri hukuka aykırı bir şekilde tanzim edildiğinden bahisle taraflarınca Iğdır İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/66 Esas sayılı dosyası üzerinden talep açıldığını, ilgili talepte tensip ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilince arta kalan ödeme yapılmadığını, talep edenin bunun bilincinde ve farkında olmasına rağmen, kötüniyetli bir şekilde iş bu talebin ikame edildiğini, talep edenin İİK'nın 177. maddesi gereğince müvekkili firmanın doğrudan iflasını talep ederken alacağını Bakırköy 8. İcra Dairesi'nin 2023/21398 Esas sayılı dosyasına dayandırdığını, oysa ilgili takibin iptal edildiğini, talep edenin ilgili takipten kaynaklı bir alacağının mevcut olmadığını savunarak talebin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli kararı ile alacaklı tarafından icra emrine itiraz talebinin ikame edildiği, İcra Hukuk Mahkemesince tensiben takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu iflas talebinin ikame edildiği tarihte icra emrine itiraz talebinde yapılan yargılamanın devam ettiği, Iğdır İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/66 Esas sayılı dosyası ile görülen icra emrine itiraz talebinde Iğdır İcra Dairesi'nin 2020/648 Esas sayılı takibin kısmen iptal edildiği, bu haliyle de ilama müstenit alacağın ödenmeme durumunun somut olayda oluşmadığı, talep eden tarafından kendisine gönderilen icra emrine karşı yasal haklarının kullanıldığı ve bu vesileyle takibin bir kısmının iptaline karar verildiği, İİK'nın 177. maddesi 4. fıkrasında yazılı "ilama müstenit alacağın icra emriyle istendiği halde ödenmemesi" yasal koşulunun işbu iflas talebinin açıldığı 17.10.2023 tarihinde oluşmamış olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.10.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.10.2024 tarihli kararının süresi içinde talep eden vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, talep eden tarafından temlik alınan ilama müstenit alacak hakkında ilamlı takip başlatıldığı, icra emrinin alacaklı borçluya tebliğ ediliği, Iğdır İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/66 Esas sayılı dosyası ile görülen icra emrine itiraz talebinde talebin kesin olarak kabulü ile Iğdır İcra Dairesi'nin 2020/648 Esas sayılı takibin kısmen iptal edildiği anlaşılmış ise de takibin kesinleşen kısmı yönünden borcun ödenmemesi halinde alacaklı iflasına karar verilmesinin mümkün olduğu dikkate alınmaksızın İİK’nın 177/4 maddesi uyarınca yasal koşulların oluşmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Iğdır İcra Müdürlüğü'nün 17.03.2025 tarihli yazı yanıtında da görülebileceği üzere borcun tamamının borçlu tarafından icra dosyasına yatırıldığı ve alacaklı tarafından İBAN sunulması halinde ödemenin aktarılabileceği belirtildiği, ilama müstenit alacağın icra emriyle istenildiği halde ödenmemiş olması koşulunun ortadan kalktığı ve bu haliyle talebin konusuz kaldığı anlaşılmakla konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Talep eden temyiz dilekçesinde:
a. İcra takibi borcun alacaklıya ödendiğine dair dosya içerisinde her hangi bir ödeme belgesinin olmadığını,
b. Alacaklı şirketin iflasına karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
2. Alacaklı temyiz dilekçesinde:
a. Talebin haksız olarak açıldığı sabit olduğundan yargılama giderlerinin talep eden üzerinde bırakılması gerektiğini,
b. Borcun ödendiğini, ancak talep edenin tek amacının alacaklının iflası olduğundan alacağını dahi almak istemediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre talep, borçlunun İİK’nın 177/4 maddesi uyarınca iflası istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcın ilgililerden alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.