"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1612 E., 2025/2013 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/134 E., 2025/254 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı borçlu ... adına kayıtlı taşınmazların satış bedellerinin paylaştırılması için düzenlenen sıra cetvelinde yer alan davalılara ait kamu hacizlerinin süresinde satış talep edilmediğinden düştüğünü, yine 6183 sayılı Kanun uyarınca 5 yıl içinde tahsil edilmediğinden alacağın zamanaşımına uğradığını, kamu hacizlerinin konulduğu tarihteki borç miktarı ile son bildirilen borç miktarı arasında fahiş fark olduğunu, kamu hacizlerinden sonra tahakkuk eden şahsi vergi borcu ve prim borcu ile borçlunun şahsi borçları dışında müdürü olduğu şirketin borçlarının da bu hacizler kapsamına dahil edildiğini, kamu hacizlerinin konulduğu tarihe göre miktarının belirlenmesi gerektiğini ve şirket müdürünün taşınmazına haciz konulması için öncelikle şirket hakkında takip yapılıp tahsil imkânsızlığının anlaşılması gerektiğini ileri sürerek, 15.11.2021 tarihli sıra cetvelinde 1. ve 2. sırada yer alan davalı kamu hacizlerinin sıra cetvelinden çıkarılarak müvekkili alacağının 1. sıraya alınmasını, sıraya itirazın reddi halinde ise davalıların sıra cetveline kaydedilecek alacak miktarlarının tespiti ile davalılara ayrılan payın müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Vergi Dairesi vekili cevap dilekçesinde; 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi kapsamında şirket ortağı hakkında takip yapıldığını, müvekkili haczinin devam ettiğini, 6183 sayılı Kanunda taşınmazlar haczinin yenilenmesine dair bir düzenleme bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; borçlunun şirket müdürü olması nedeniyle 6183 sayılı Yasaya göre tüm borçtan sorumlu olduğunu, aynı Yasanın 104. maddesi kapsamında ödeme emri ve haciz tatbiki ile zamanaşımının kesildiğini, alacaklarının rüçhanlı alacak olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kamu alacaklarına ilişkin 6183 sayılı Kanundaki özel düzenleme nedeniyle adi alacaklardan sıra olarak öncelik haklarının olduğu, amme alacaklarında Limited Şirket ortaklarının sorumlu olduğu, davalı SGK haciz tarihinin 2013 yılı olup, zamanaşımı süresinin 10 yıl olması nedeniyle satışın gerçekleştiği 2021 yılında dolmadığı, birinci sıra alacaklısı olan davalı SGK için sıranın doğru düzenlendiği, alacağının 24.809,25 TL olduğu, davalı ... Vergi Dairesi alacağının yapılandırılmış olmasından dolayı zamanaşımı süresinin kesildiği ve satış tarihinde alacak zamanaşımına uğramadığından 6183 sayılı Kanun gereğince ikinci sırada adi alacaklardan önce olması gerektiği, sıranın doğru olduğu alacağın 10.236,65 TL olduğu, davaların sıra cetvelinden çıkarılması talebinin yerinde görülmediği, ancak davalıların sıra cetvelinde alacaklarının fazla olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... SGK İl Müdürlüğü alacağının 24.809,25 TL, ... Vergi Dairesi alacağının 10.236,65 TL olduğunun tespitine, kalan kısmın öncelikle davacı alacağına ödenmesine, kalan kısım olursa davalılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bedeli paylaşıma konu taşınmazlar üzerinde SGK’nın 08.11.2013 tarihli 11.500,00 TL bedelli, Vergi Dairesinin 24.03.2014 tarihli 4.330,10 TL bedelli haczinin bulunduğu, bu hacizlere konu meblağların bilirkişi marifetiyle satış tarihi itibariyle ulaştığı değerin usulünce hesaplandığı, SGK alacağının birinci sıraya 24.809,25 TL alacak için, Vergi Dairesinin sıra cetvelinin ikinci sırasına 10.236,65 TL alacak için kaydedilmesi gerektiği, sıra cetveline yönelik davada şikayet yönüyle yapılan incelemede mahkeme, önüne gelen şikayetleri sonuçlandırmak ve icra dairesine bu yönde talimat vermekle görevli olup, düzenlenecek yeni sıra cetvelinde sıra cetvelinin hangi ilkelere göre düzenleneceğini belirtmesi, diğer anlatımla alacaklıların ne miktar için hangi sıralarda yer alması gerektiğini saptaması, hukuka uygun olmayan kısımları göstermesi, bu çerçevede işlem yapılması için icra dairesine talimat vermesi gerektiğinden iptal nedenlerinin gerekçede belirtilmesi ve hüküm fıkrasında sıra cetvelinin iptaline karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, anılı şekilde hüküm tesis edilmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın kabulüne, 15.11.2021 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Vergi Dairesi vekili temyiz dilekçesinde;
a.Hacizli mallar paraya çevrilmeden önce amme alacağı için haciz konulduğunda bedelin garameten taksim edileceğini, limited şirket amme borcundan kanuni temsilciler sorumlu olduğundan ortak takibi yapıldığını,
b. Müvekkili yargı harcından muaf olduğu halde başvurma harcının alınmasına karar verilmesinin ve vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesi ve istinaf talebi kabul edildiği halde lehe vekalet ücretine hükmedilmesinin, istinaf masrafı hakkında hüküm verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
2.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde;
a. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Tüzel Kişiliği bulunduğundan İl Müdürlüğünün davalı taraf olarak gösterilemeyeceğini,
b. Aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, sıraya itiraz reddedildiği halde lehe vekalet ücretine hükmedilmediğini, yargı harcından muaf olan müvekkilinden başvuru harcı alınmasına karar verildiğini, istinaf talebi kabul edilmesine rağmen kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediği ve istinaf aşamasında yatırılan masraf hakkında karar verilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... Kurumu, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 36. maddesi gereğince ve davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf olduğu halde, mahkemece davalıların harçla sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı SGK ve Hazine Ve Maliye Bakanlığı Bingöl Vergi Dairesi vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalılar vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının B bendinin 3 numaralı alt bendinde yer alan “1.632,35 TL yargılama gideri ve 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.691,65 TL'nin ” ibaresinin çıkartılmasına yerine “ 1.632,35 TL yargılama giderinin” yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalılar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.