"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1979 E., 2025/600 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/371 E., 2023/458 K.
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi, tapu iptal tescil ve menfi zarar istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile .... Noterliği’nin 21.02.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı arsa karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 5956 ada, 16 parsel sayılı yerde bulunan ve müştereken davalılar ..., ... ve ... adına olan, 143/2123 arsa paylı (2) no.lu; 133/2123 arsa paylı (7) no.lu; 65/2123 arsa paylı (10) no.lu bağımsız bölümlerin; davalı ... adına olan 124/2123 arsa paylı (3) no.lu bağımsız bölümün; davalı ... adına olan, 125/2123 arsa paylı (4) no.lu bağımsız bölümün; davalı ... adına olan, 111/2123 arsa paylı (6) no.lu bağımsız bölümün, davalı ... adına olan, 107/2123 arsa paylı (9) no.lu bağımsız bölümün tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, menfi zararlara ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... ve ... vekilleri tarafından duruşma istemli olarak kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2025/2524 Esas, 2026/452 Karar ve 10.02.2026 tarihli kararı ile davalılar ..., ... ve ... ve ... yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizde yapılan 10.02.2026 tarihli duruşma için davalılar ..., ... ve ... vekilleri Avukat ...’nun 09.02.2026 tarihli yetki belgesi ile diğer davalı ... vekili Avukat ...’i yetkilendirdiği, Avukat ...’in duruşmada vekil olarak yer aldığı anlaşılmıştır.
Avukat ... 13.03.2026 tarihli dilekçesi ile, müvekkilleri duruşmada vekil ile temsil olunmasına rağmen duruşma vekâlet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle maddi hatanın giderilmesi talebinde bulunmuştur.
09.02.2026 tarihli yetki belgesi incelendiğinde, bir kısım davalılar ..., ... ve ... vekilleri Avukat ...’nun diğer davalı ... vekili Avukat ...’i yetkilendirdiği, söz konusu vekilin de 10.02.2026 tarihli duruşmada hazır olduğu duruşma tutanağı ile sabittir. Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar ..., ..., ... ve ... yararlarına bozulmuş, davalı ... duruşmada vekille temsil olunduğundan yararına duruşma vekâlet ücretine hükmedilmiş, diğer davalılar ..., ... ve ... da duruşmada vekille temsil olunmalarına rağmen yararlarına vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olmadığından davalılar ..., ... ve ... vekilleri Avukat ...’nun bu husustaki maddi hatanın giderilmesi talebinin kabulü gerekmiştir.
Söz konusu vekil taraflarına ayrı duruşma vekâlet ücretine hükmedilmesini talep etmiş ise de, dava konusunun temeli davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici ... arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olup, diğer davalı üçüncü kişilerin hakları bu sözleşmeye dayandığından davalılar ..., ... ve ... vekilleri yararına ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar ..., ... ve ... vekillerinin ayrı duruşma vekâlet ücretine hükmedilmesi yönündeki maddi hata talebin reddine,
Birlikte duruşma vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin maddi hata talebinin kabulü ile; Dairemizin 2025/2524 Esas, 2026/452 Karar ve 10.02.2026 tarihli kararının “3'üncü” paragrafında yer alan “davalı ...” kelimelerinin çıkartılmasına, yerine “davalılar ..., ... , ... ve ...” kelimelerinin yazılmasına, maddi hatanın bu şekilde giderilmesine,
14.04.2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.
Birden fazla davalı aleyhine farklı sebeplerle dava açılmıştır.
Yargılama sonunda davaların kabulüne karar verilmiş, temyiz aşamasında davalılar lehine tek vekalet ücreti takdir edilmesi nedeniyle maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş, talep reddedilmiştir. Çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, somut olayda davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunup bulunmadığı, her bir davalı bakımından Davalı lehine ayrı ayrı duruşma vekalet ücretine hükmedilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere ihtiyari dava arkadaşlığı HMKnın 57.vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
İhtiyari dava arkadaşlığı
MADDE 57- (1) Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir:
a) Davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması.
b) Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri.
c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması.
İhtiyari dava arkadaşlarının davadaki durumu
MADDE 58- (1) İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder.
Tarifenin 3. maddesi ise “…Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” şeklindedir.
Kanun metninden de açıkça anlaşılacağı üzere davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu hususunda şüphe yoktur. Hal böyle olunca her bir davalının davasının birbirinden bağımsız olduğunu Yasa metni açıkça ifade etmiştir.
Her bir davalı aleyhine ayrı bir dava açabilecekken birlikte dava açılmasının davalı aleyhine sonuç doğurması beklenmemelidir. Davalıların her biri hakkında ayrı dava açılması halinde bu davaların birleştirilmesi mümkün olduğu gibi ayrı ayrı sonuçlandırılmaları da mümkündür. Her bir dosya ayrı sonuçlandığında, nasıl ki her dava bakımından yargılama giderleri ayrı hüküm altına alınacak ve yine yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine de hükmedilecekse, bu davalar birleştiğinde de her davanın bağımsızlığını koruduğu ilkesi gereğince ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Taraf sayısının çokluğu veya azlığı, ancak Tarifenin 22.m.si kapsamında değerlendirilebilir.
Her bir davalı aleyhine ayrı dava açıldığında nasıl ki vekalet ücreti takdirinden kaçınmak mümkün olmayacaksa, aleyhlerine birlikte dava açıldığında da lehlerine ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekecektir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesine gelince burada açıkça “birden fazla davalı aleyhine açılan dava”dan bahsetmekle tek dava olması halinde tek ücret ilkesi benimsenmiştir. Halbuki somut olayda davalıların her biri hakkında açılan davanın konusu farklı olduğu gibi, duruşmaya gelen vekil her davalı açısından ayrı temsil yetkisini kullanmıştır. Hal böyle olunca 3. Maddenin şartları da bulunmamaktadır.
Sonuç itibariyle, her bir davalı açısından ayrı ayrı duruşma vekalet ücretine hükmedilmesi için maddi hata talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin reddi yönünde oluşan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.