Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2026/136 E. 2026/1210 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/243 E., 2024/467 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2017/779 E., 2019/530 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davalı .... Turizm Geliştirme Kooperatifi vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalı kooperatif başkanı ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla, duruşmaya başlanarak hazır bulunanın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ihraç kararında müvekkilinin kooperatife ne kadar borcu olduğunun doğru biçimde hesaplanmadığını, talep edilebilecek aidat tutarının Haziran 2015 ihtarname tarihine kadar toplam tutarının 4.500,00 TL olduğunu, ihraç kararına gerekçe olan aidat borcunun tamamının ödendiğini, eski borçlara ilişkin olarak da 2 yıllık ödeme süresi bulunduğunu ileri sürerek, 06.05.2016 tarihli kararına konu olan ve 10.06.2017 tarihli genel kurulda onaylanan ihraç kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinden sonra açıldığını, davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen 2017/795 Esas sayılı dosyasında ihraç kararına konu 03.02.2016 tarih ve 3670 yevmiye numaralı ilk ihtarnamesinin davacıya tebliğ olmaması ve 26.02.2016 tarih ve 6353 yevmiye nolu ikinci ihtarnamesinde, 1 ay yerine 30 günlük süre verilmesi ve ihtarın tebliğ edilmesi muhtemel mart ayının 31 gün olması nedeni ile ihtarın geçersiz olduğu, bu nedenle geçersiz ihtara dayalı olarak alınan ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerine yönelik çekilen 2. ihtarnamede bir ay içinde yükümlülüklerin yerine getirilmesi istenmesi gerekirken somut davada, 1 ( bir) ay yerine 30 gün verilmesi, hesap dökümünü genel ifadeyle yapılması, yani ayrıntıyı içermemesi karşısında çekilen ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a.İhtarnamelerdeki sürelerin re’sen incelenemeyeceğini,

b.Davacının eşitlik ilkesinin ihlaline dayalı olarak dava açtığını, oysa bilirkişi raporunda eşitlik ilkesinin ihlal edilmediğinin tespit edildiğini,

c. Davacının aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği kesin olarak belli olduğu halde davacının borçlu olduğu miktarı depo ettirmeksizin üye olarak kabul edilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu,

d. İhtarnamedeki 30 gün ile 1 ay arasındaki 1 gün farkın ödeme yönünden anlamı olmadığını,

e. Davacının dava dilekçesinde dayandığı gerekçelere göre dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını,

f. İptali istenen genel kurulda kanuna ve anasözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığını,

g.İhtarnamelerin noterden istenilmesine ilişkin ara karar yerine getirilmeden karar verildiğini,

h. Kooperatif defter ve kayıtları incelenmeden aleyhe hüküm tesis edildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davacı yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§