"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/62 E., 2024/293 K.
Davacı vekilince açılan eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2025/2672 Esas, 2025/3520 Karar sayısı ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez Dairemiz kararına karşı davacı vekilince duruşmalı olarak karar düzeltme talebinde bulunmuşsa da; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme kanun yolu incelemesi duruşmalı olarak yapılamayacağından duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK’un 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, alınması gereken karar düzeltme harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına
ve takdiren 3.760,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 13.04.2026 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair ilk karar Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 09.07.20 13... /3041 Esas, 2013/4470 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma kararında; "Dosya kapsamında davacı tarafından hazırlanan avan projelerin, davalı şirket yetkilisi dava dışı ...’nin kardeşi olan yine dava dışı ... tarafından imzalanmış dilekçe ile Belediyeden onaylanmasının talep edildiği, bu dilekçe ile avan projelerin onaylandığı, ardından uygulama projelerine göre inşaat ruhsatının alınabilmesi için dava dışı yapı denetim firması tarafından inşaat ruhsatı talebinde bulunulduğu, ancak sonradan talebin geri çekildiği anlaşılmıştır. Dairemiz’in karar düzeltme aşamasında verdiği geri çevirme kararıyla istenip dosya içerisine alınan Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/76 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden de avan projenin onaylanması için belediyeye verilen ... imzalı dilekçenin imzasının sahte olduğu iddiasıyla belediye elemanları ve davacı şirket yetkilileri hakkında ceza davasının derdest olduğu anlaşılmıştır. İncelenen ceza dosyası kapsamına göre avan proje onay başvurusunun sahte imzayla yapıldığının kabulü halinde avan projenin onayının yasal olmadığı, dolayısıyla bu avan projelere dayalı inşaat ruhsatı alınabilmesinin de mümkün olmayacağı, dolayısıyla davacı tarafından hazırlanan projelerin de hukuken uygulanabilir proje olmayacağı açıktır." Bu nedenle mahkemece ceza davasının sonucunun beklenmesi gerekir iken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bozulması gerekirken Dairemizce yanılgıya düşülerek kararın onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, Dairemiz’in onama ilâmının kaldırılarak kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir." gerekçesine yer verilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak ceza dosyası sonucu beklenmiştir. ... imzalı dilekçenin imzasının sahte olduğu iddiasıyla belediye elemanları ve davacı şirket yetkilileri hakkında açılan ve Adana 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/93 Esas sayılı dosyasında görülen ceza davasında sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediklerine ilişkin delil bulunmadığından atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
Delil yetersizliğinden verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz. Bu nedenle hukuk hakimi beraat kararı ile bağlı olmaksızın dosya kapsamındaki delillere göre uyuşmazlığı çözümlemelidir. Ceza dosyasında davacı şirket yetkilileri delil yetersizliğinden beraat ettiğine göre sahte imza ile davacı şirketin başvuru yaptığı sabit olmamıştır. ... imzasının bu kişiye ait olmadığı anlaşılmış ise de davalı şirketin sahte olduğunu ileri sürdüğü bu imzaya rağmen yapılan başvuruyu benimseyen davranışlar içine girerek işlemler yapmış olması halinde başvurunun yetkisiz temsilci tarafından yapılmış olmasına rızasının bulunduğu ve kendisini bağlayacağı kabul edilmelidir.
Ceza dosyası kesinleştikten sonra alınan bilirkişi raporunda aşamalarda yapılan işlemler ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Bilirkişi Kurulu Raporunun 14. maddesinde; "İmar planı uygulaması yapılarak oluşturulan 10518 ada, 3 Nolu imar parseline ruhsat alınarak yapı yapılabilmesi için gerçekleştirilmesi gereken işlemler; 3194 sayılı İmar Kanunu ile 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu ve bunların uygulama yönetmeliklerinde tanımlanmıştır. Dosya İçerisindeki belgelere göre yapılan kronolojik sıra ile işlemler incelendiğinde : Dava konusu olan ... İlçesi, ... Mahallesi, 19.K.III pafta, 10518 ada, 3 parselde kayıtlı arsaya inşaat ruhsatı alınabilmesi için kanun ve yönetmeliklere göre işlemlerin yapılmış olduğu, İmar durumu, aplikasyon krokisi, plankote, zemin etüdünün yapılmış ve bedellerinin ödendiği, davaya konu parselin subasman kodunun verilmesine dair 19/11/2008 tarihli dilekçenin davalı şirkete ait olduğunun kabul edildiği, hazırlanan bu evraklara göre, mimari, statik betonarme, tesisat ve elektrik projelerinin hazırlanarak ilgili kurumlardan vize işlemleri yaptırılmış olduğu, projede gerekli sığınak onayı, itfaiye onayı, yapı denetim onaylarının olduğu, mal sahibi tarafından Yapı denetim şirketine yetki ve ödeme yapıldığı, proje müellifine avans ödendiği, yapı sahibinin uygulama aşamasında proje yapıldığından habersiz olmasının mümkün olmadığı, ... Belediye Başkanlığına ruhsat talebiyle başvurusunun yapılmış olduğu tespit edilmiştir." açıklamalarına yer verilmiştir.
Bilirkişi raporunun sonuç kısmında inşaatın tüm aşamaları belirtilip davalının söz konusu projeden başka bir proje ile başvuru yapıldığı hususunu ispata yarar belge (başkaca onaylanmış proje) de sunmadığı dikkate alındığında, proje bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği kanısına varıldığı belirtilmiş ve kök rapordaki görüşten dönüldüğü belirtilmiştir.
Bilirkişi raporundaki açıklamalar ve özellikle subasman kodunun verilmesine dair 19.11.2008 tarihli dilekçenin davalı şirkete ait olduğunun ceza dosyasında beyanı alınan sanık müdafi ve şirket yetkilisi beyanı ile kabul edilmiş olmasına göre, sahte imza ile yapıldığı ileri sürülen başvuru aşaması sonucundan da yararlanılarak subasman kodu başvurusu yapılabilmiş olduğu için imzasına itiraz edilen başvurunun benimsendiği ve bundan yararlanma sonucu elde edilen yeni başvuru yapıldığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu durum yetkisiz temsilcinin yaptığı işleme zımni olarak onay verildiği rıza gösterildiği anlamına gelmektedir. Bu yararlanma sonucu elde edildikten sonra sahte imza ile başvuru yapıldığı imzanın sahte olduğu iddiasında bulunulması değer taşımadığı gibi hakkın kötüye kullanılması sayılacağından davacının proje yapılması nedeniyle ... alacak iddiası bakımından bu iddianın da dinlenebilirliği kalmamıştır.
Açıklanan nedenlerle avan proje başvurusunun yetkisiz temsilci eliyle yapıldığı ancak yetkisiz temsilci işlemine örtülü onay verildiği ispatlandığından, davacı tarafından hazırlanan projelerin de hukuken uygulanabilir proje olduğunun kabulü gerekir. Davalı şirket tarafından yetkisiz temsilci işlemine onay verildikten sonra imzanın sahte olduğu iddia edilerek proje onayının geçerli olmadığı yönünde girişimlerde bulunulması ve ruhsat başvurusunun geri çekilmiş olması davacının hazırladığı projeler nedeniyle alacak isteme hakkını ortadan kaldırmaz
Açıklanan nedenlerle davacının hazırladığı projeler nedeniyle alacağını isteyebileceği kabul edilerek alacak miktarı belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle karar düzeltme talebinin kabulü ile onama kararı kaldırılarak hükmün bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan karar düzeltme talebinin reddi yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.